15. Ceza Dairesi 2012/6979 E. 2014/659 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/6979 Esas 2014/659 Karar 20.01.2014
15. Ceza Dairesi 2012/6979 E., 2014/659 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, suç uydurma HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Sanık ... hakkında suç uydurma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde; 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 2- Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın yüzüne karşı tefhim olunan 22/01/2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 06/03/2009 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 3- Sanık ... hakkında suç uydurma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 4- Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, Sanık sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları ya da almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. Sanık ...’nın ... plakalı aracı kaza yapması sonucunda oluşan hasar nedeniyle pert total işlemine tabi tutulmasından sonra satın aldığı ve ....tescil plakası ile trafiğe tescil ettirdiği, ancak aracı tescil ettirdikten sonra sanık ... tarafından sigorta görevlilerine araç gösterilmeden kasko yaptırıldığı, daha sonra da aracın diğer sanık ...'a emanet verilmiş gibi gösterildiği, sanık ...’nin diğer sanık ...’den alacağı olduğu, sanık ...’nin alacağını tahsil amacıyla sanık ...’in talebi sonucu anlaşarak araç gerçekte yağmalanmadığı halde yağmalandığı yönünde Jandarmaya ihbarda bulunduğu, diğer sanık ...'nın da yağmalandığı iddia edilen aracın kasko bedelini almak için müracaatta bulunduğu ancak sigorta yetkililerinin durumdan şüphelenmeleri üzerine durumun ortaya çıktığı olayda; Ak Sigorta tarafından yazılmış olan 10.11.2006 tarihli yazıda, fahiş miktarda hasarlı araç için tazminat talebinde
Bulunulduğunun belirtildiği ancak yazı ekinde sanığın başvurusuyla ilgili hasar raporu açıldığına dair herhangi bir evrak gönderilmediği, benzer olaylarla sigorta paralarını tahsil ettiği yönünde soruşturma yapıldığından bahisle sanığın sigorta bedelini almak için talepte bulunup bulunmadığı yönünde ... Sigorta A.Ş.’ye 13/10/2006 tarihinde Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müzekkere yazılması üzerine şikayetçi ...'ın dosyaya sunduğu 15.12.2006 tarihli dilekçede ... Sigorta Bölge Müdürlüğü tarafından şirketleri aranarak araçla ilgili hırsızlık ihbarında bulunulduğunun bildirildiğini, bunun üzerine yapılan araştırma sonucunda aracın daha önce yanarak pert olduğunu ve sanığın bu şekilde şirketlerini dolandırdığını öğrendiklerini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için, sanığın sigorta şirketine tazminat talebi için yazılı başvuruda bulunup bulunmadığının araştırılması, başvuru var ise başvuru evrakları ile tazminat dosyasının temin edilerek incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/01/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.