15. Ceza Dairesi 2012/19437 E. 2014/11989 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/19437 Esas 2014/11989 Karar 16.06.2014
15. Ceza Dairesi 2012/19437 E., 2014/11989 K.
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Katılan ...'in, kendisine ait olan aracını tanık ...'a haricen sattığı, tanık ...'ın satım sözleşmesine konu olan 1500 TL parayı dosya kapsamında yargılanan; ancak hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen sanık ...'a verdiği, kalan 4600 TL parayı ise sanık ...'e katılan ...'e ulaştırmak üzere teslim ettiği, ancak, sanık ...'ün, katılanın kardeşi olan ...'ten alacaklı olduğu gerekçesiyle kendisine teslim edilen ve katılana ulaştırması gereken parayı katılana iade etmeyerek uhdesinde bulundurmak suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde; güveni kötüye kullanma suçunun yaptırımının '' 6 aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası'' olarak gösterilmesi karşısında; sanık hakkında hapis cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece para cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK'nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi, suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının miktarının belirlenmesine ilişkin kısımda sanığa tayin olunan adli para cezasının cümlesinden sonra gelmek üzere “TCK'nun 52/2 maddesi gereğince” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.