15. Ceza Dairesi 2012/1558 E. 2013/14387 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/1558 Esas 2013/14387 Karar 30.09.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1558 E., 2013/14387 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıkla katılanın tanıştıktan yaklaşık 5 ay kadar sonra evlenmeye karar verdiklerinden aynı evde birlikte yaşamaya başladıkları, katılanın evlenmeden önce sanığa 5000 TL’lik ziynet eşyası aldığı, 45 gün kadar birlikte yaşadıktan sonra katılanın, sanığın başka biriyle evli olduğunu öğrenmesi üzerine aralarında çıkan tartışmanın ardından evden ayrıldığı, aynı gün eve döndüğünde sanığın 5000 TL’lik ziynet eşyası ve paraları alarak evi terk etmek suretiyle haksız menfaat temin ettiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın, katılanla evlenme niyetiyle görüştüğünü, bir başkasıyla evli olduğunu ve boşanma davalarının devam ettiğini katılanın bilmesine rağmen kendisine evlenme teklifi ettiğini, birlikte yaşadıkları süreçte kendisine şiddet uyguladığından evi terk ettiğini, evden ayrıldığında da bilezikleri bizzat katılana verdiği yönündeki savunmalarının aksine bir delilin bulunmaması, aynı mahallede yaşamaları nedeniyle katılanın, sanığın bir başkasıyla evli olduğunu bilmediğine yönelik beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olması, 2008 yılının başından sonuna kadar kesintili olsa da bir gönül ilişkisi içerisinde olmaları hususları birlikte gözetildiğinde, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.