15. Ceza Dairesi 2012/11744 E. 2012/42657 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2012/11744 E. 2012/42657 K. — Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2012/11744 Esas 2012/42657 Karar 03.10.2012
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/11744 E.,  2012/42657 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...'nun evlenmek niyetini öğrendiği müştekinin arkadaşı olan tanık ...'ya ulaşarak adını ... olarak tanıtıp annesi babası olmayan dul teyzesinin evlenmek istediğinden bahisle müştekinin görüşmesini sağladığı, birlikte hareket ettikleri sanık...'ın evine müştekiyi davet ederek inandırıcılığı güçlendirdikten sonra sanık... ve temyiz dışı diğer sanık ... ile birlikte kimliği tespit edilemeyen ... isimli bir bayanı teyzeleri olarak gösterip, müştekiden istedikleri 2.000 TL para, 5 bilezik, 2 yüzük ve bir çift küpeyi yine sanık...'ın evinde sanık ... eliyle aldıktan sonra, olay tarihinde resmi nikah işlemleri için çıktıkları sırada sanık ... ve kimliği tespit edilemeyen ... isimli bayanın müştekiyi diğer sanığa çay ,şeker götürmesi bahanesiyle gönderek ortadan kayboldukları anlaşıldığından sanıkların eyleminin doladırıcılık olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 157/1 maddesi gereği ceza hükmü kurulurken hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezası tam gün sayısının, ayrıca yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle verilerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA;fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; her iki sanıkla ilgili hükümlerde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1, maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 200 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine '' 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere sonuç olarak 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cümleleri yazılmak suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın