15. Ceza Dairesi 2011/65848 E. 2013/9823 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2011/65848 Esas 2013/9823 Karar 28.05.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/65848 E., 2013/9823 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek, ... Kaymaklı Kasabası sakinleri olan mağdurları Pakistan'a işçi olarak götüreceklerini vaat edip, her birinden 100'er TL para alıp ortadan kaybolmaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin "dolandırıcılık" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1)Sanıkların mağdurları kasabada bir kahvehanede toplayıp Pakistan'da çalıştırılmak üzere işçi alınacağını söylemek suretiyle yaptıkları hileli hareketlerine aldanan mağdurların sanıklardan kendilerini işe almalarını istedikleri, sanıkların da mağdurları işe aldıracaklarını, ancak bunun için uçak parasının peşin ödenmesi gerektiğini söyleyip beraat eden ...nin mağdurlardan topluca 100'er lira toplayarak diğer sanıklara gönderdiği, sanıkların bu şekilde haksız menfaat temin ettiklerinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından; sanıkların mağdurlardan hangileri ile müstakilen, hangileri ile topluca görüşüp paraları aldığı kesin surette saptanıp, aynı yer ve zamanda topluca para alınanlara karşı işlenen dolandırıcılık suçu yönünden tek ceza tayin olunup, kendi içinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, ayrı yer ve zamanda gerçekleşen dolandırıcılık suçu/suçları yönünden ise, mağdur sayısınca suç oluşacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde mağdur sayısınca suç oluştuğunun kabulüyle ayrı ceza tayini, Kabule göre de; 2)Sanık ... hakkında şikayetçi ...'a yönelik eylemi nedeniyle kısa kararın 2 ve 3.bentlerinde 5237 sayılı TCK.nun 62 ve 5271 sayılı CMK.nun 231/6 maddelerinin uygulanmama nedenleri gösterilerek bu hususta karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda 2 ve 3.bentlere yer verilmemesi, 3)Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kısa kararda sanığın cezalandırılmasına ilişkin 10 bentten ibaret hüküm kurulduğu halde, gerekçeli kararda bahsi geçen katılana karşı eylemi nedeniyle hüküm kurulmasının unutulması, 4)Sanık ... hakkında tüm mağdurlara yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümlerde 50 gün karşılığı 1.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği halde, taksitlendirmeye ilişkin bentlerde adli para cezasının 2.000,00 TL olarak gösterilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini, 5)Sanıkların tüm mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer C.Savcısı ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.