15. Ceza Dairesi 2011/25471 E. 2013/8785 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2011/25471 E. 2013/8785 K. — Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2011/25471 Esas 2013/8785 Karar 13.05.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/25471 E.,  2013/8785 K.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay CGK’nın 13.03.2012 tarih ve 2011/6-386-2012/99 E-K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, katılanın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi üzerine, yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde ayrıca “tefhim” kelimesine de yer verilmesinin, katılan açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki katılanın süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinde, bu ifadenin temyiz süresinin başlangıcı konusunda kendisini yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiada bulunmadığı gibi, 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre katılana yapılan tebliğin de usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, temyizin süresinde olduğunu belirleyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Katılanın yokluğunda verilen hükmün, 27.03.2009 tarihinde kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 11.05.2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanığın, ayrı evde yaşayan babası tanık ...’e katılan tarafından emanet edilen ve tanığın bahçesinde bulunan iki adet motosikleti katılandan ve ...’den habersiz olarak sattığının iddia ve kabul edildiği olayda; eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1.maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın