15. Ceza Dairesi 2011/21189 E. 2013/5432 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2011/21189 E. 2013/5432 K. — Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2011/21189 Esas 2013/5432 Karar 25.03.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21189 E.,  2013/5432 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan Faik'in evlenmek için kız aradığını öğrendiğini, katılan, tanık Murat'ın da bulunduğu bir ortamda memleketinde tanıdığı bir kız olduğunu söyleyerek, onları Samsun Terme'ye çağırdığı, orada diğer sanıklar ... ile ...'nin evine götürerek kızları olarak tanıttıkları ... ismindeki bir kızla tanıştırıldığı, katılanın yüzük parası adı altında kızın babası olarak gösterilen sanık ...'e 250 TL verdiği, düğün masrafları olarak 4.000 TL'yi istemesi üzerine 2.000 TL para gönderdiği, geri kalan parayı ise düğün için gittikleri sırada vereceğini belirttiği, 07/12/2006 tarihinde kına gecesi yapmak amacıyla katılan ve tanıkların Terme'ye gittikleri, kendilerini metro dinlenme tesislerinde sanık ...'in karşıladığı, orada katılanın sanığa 1.500 TL daha verdiği, kendilerini kız evine götürmek amacıyla minibüs getireceğini söyleyerek yanlarından ayrıldığı ve bir daha dönmeyerek kaybolduğunun iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıklar ... ve ...'in tüm aşamalardaki beyanlarında suçlamayı inkar etmeleri dikkate alınarak, gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, katılan ...'ya söz kesildiği iddia edilen ... ismindeki kişinin tespiti ve katılana teşhis ettirilmesinin gerekli olmasına rağmen, mahkemenin kabulünde sanık ...'nin katılana ... olarak tanıtıldığı ve aralarında söz kesildiğinin kabul edildiği, oysa ki tüm dosya kapsamı itibariyle bu belirlemenin yapılmadığı, ayrıca katılanın anlatımlarından da geçmediği gözetilerek, neye göre böyle bir kanaate vardığının denetime izin verecek şekilde açıklanıp, sanık ...'nin katılana gösterilip teşhis ettirilmesi ...'nin olmaması halinde ... ismindeki kişinin tesbiti ifadesine başvurulması ve teşhis işleminden sonra sonucuna göre bu sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesis edilmesi,
2-Sanıkların suçu işledikten sonra yargılama aşamasında gösterdikleri davranışlarının neler olduğu denetime elverecek şekilde gösterilmeden, soyut anlatımla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın