15. Ceza Dairesi 2011/15209 E. 2012/40146 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2011/15209 E. 2012/40146 K. — Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2011/15209 Esas 2012/40146 Karar 28.06.2012
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15209 E.,  2012/40146 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında “kimliği ile ilgili olarak yalan beyanda bulunmak” eylemi nedeniyle soruşturma aşamasında tefrik kararı verildiğinden tebliğnamedeki “sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK'nun 343/1. (5237 sayılı TCK'nun 206.)maddesi kapsamında kaldığı” şeklindeki görüşe iştirak edilmemiştir.
11/09/2006 tarihli istiname duruşmasında hazır bulunan ve sanığın eşi olan tanık ...'ya tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı olduğu hatırlatılmadan yeminli olarak dinlenilip CMK.nun 45/1-b. ve 51.maddelerine aykırı davranılmış ise de; tüm dosya kapsamı ile sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun anlaşılması karşısında, bu husus sonuca etkili bulunmayıp bozma nedeni olarak gösterilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanık ...’nın, eşinin evde olmadığı bir sırada aniden hastalanması üzerine ... Sarıhatun Kadın ve Doğum Hastanesine kaldırıldığı, Bağ-Kur'lu olan eşi ...’nın sağlık karnesinin hastane idaresine verildiği, ...’nın karnesinin geçersiz olduğunun kendilerine söylenmesi üzerine, sanık ...’ya refakatçi olan komşusu diğer sanık ...’ın yeşil kart sağlık karnesinin ibraz edildiği, ...’nın durumunun ağır olması nedeniyle acilen ve ambulans ile ... ... Özal Tıp Merkezine nakledildiği, burada da ... adı altında tedavisinin devam ettiği, daha sonra sanık ...’nın eşi ...’nın durumu ... Özal Tıp Merkezi yetkililerine bildirmesi şeklinde gerçekleşen olayda mahkemenin, Bağkur ... İl Müdürlüğü yazısına istinaden sanık ...’nın tedavisinin eşinin sağlık karnesinin geçerlilik süresi içerisinde olduğu yani sağlık giderinin kendi karnesiyle karşılanması nedeniyle yüklenen suçun yasal koşulları oluşmadığından sanıkların beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın