15. Ceza Dairesi 2011/14226 E. 2012/39040 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2011/14226 Esas 2012/39040 Karar 12.06.2012
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14226 E., 2012/39040 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaçakçılık, Mühür Bozma, Hizmet Nedeni İle Güveni Kötüye Kullanma HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik üst Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından 18.07.2007 tarihinde görüldüsü yapılan 21.06.2007 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, bir aylık yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 02.08.2007 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; UYAP ortamında yapılan sorgulamada sanığın hüküm tarihinden sonra 25.10.2007'de öldüğü anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK.un 64.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca hükmün, BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK.un 64. ve CMK’un 223/8 maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 3-Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; a-)Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın katılan ile aralarındaki hizmet ilişkisi gereği belirlenen güzergahı izleyerek Irak'a götürmesi için kendisine tevdi edilen akaryakıtın bir kısımını malikiymiş gibi Suruç ilçesi'nde satarak ya da başkasına vererek hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine; dair kabulde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bu suç bakımından yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddiyle, Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b-)Sanığın mühür bozma suçu bakımından 15.05.2006 tarihli kolluk tutanağında Gümrük Müdürlüğünce mühürlenen kamyonun 7 adet mühüründen bir tanesinin söküldüğünün tespit edilmesine rağmen Gümrük Müdürlüğünce yükün mühürlendiğine dair mühürleme tutanaklarının denetime elverişli olacak şekilde getirtilerek incelenmeden hüküm kurulması, c-)Sanığın kaçakçılık suçu bakımından ise 4926 Sayılı Yasanın 34.maddesi uyarınca önödeme müessesinde 30 günlük sürenin belirlendiği, sanığa önödeme önerisinin 16.05.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve 24.05.2006 tarihinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılmak suretiyle 30 günlük yasal ön ödeme süresinin beklenilmeden kamu davası açılmak suretiyle sanığın önödemeye uymadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi, 4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18/09/2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişinin belirlediği CİF değeri üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden yeniden ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.