14. Hukuk Dairesi 2010/7511 E. 2010/9078 K. — Yargıtay Kararı
14. Hukuk Dairesi 2010/7511 Esas 2010/9078 Karar 23.09.2010
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/7511 E., 2010/9078 K.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine ....06.2007 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusu kalmadığından davanın reddine dair verilen 31.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, kendisine ait 13 parsel sayılı taşınmaz ile davalılardan ... ile ...'e ait ... parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile taşınmazının yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek işlemin iptalini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Yargılama aşamasında ... parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından satın alındığı, bu nedenle davanın konusunun kalmadığının davacı tarafından bildirilmesi üzerine mahkemece davanın konusu kalmadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davalı ... temyiz etmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda 2010/7511 - 9078 sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir. Kadastro müdürlüğünün re’sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerini ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir. Somut olayda; iptali istenen düzeltme işlemi ... parsel sayılı taşınmaz malikinin başvurusu üzerine yapılmış ve işlem ... parsel sayılı taşınmaz lehine sonuç doğurmuştur. Bu durumda Kadastro Müdürlüğünün re'sen yaptığı bir düzeltme işlemi bulunmadığından davanın doğrudan ... parsel sayılı taşınmaz maliklerine yöneltilmesi gerekirdi. Ancak dava Kadastro Müdürlüğüne de yöneltilmiştir. Yargılama aşamasında davacı tarafın ... parsel sayılı taşınmazı satın aldıklarını, davanın konusunun kalmadığını bildirmeleri üzerine mahkeme davanın konusu kalmadığından ret kararı vermiştir. Bilindiği gibi, dava devam ederken dava konusu alacağın ödenmesi, müdahaleye son verilmesi, taşınmaz mülkiyetinin davacıya geçirilmesi gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. Davanın konusuz kalması halinde artık esas hakkında yargılama yapılmasına ve karar verilmesine gerek kalmaz. Ancak, HUMK.nun 417. maddesi gereğince yargılama giderlerinden davadaki hangi tarafın sorumlu tutulması gerektiğinin tespiti için yargılamaya devam olunması dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespiti gerekir. Ancak; Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken ret kararı verilmiş, davacı tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediği gerekçesiyle de davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi davanın kadastro müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğinden kadastro müdürlüğü yönünden pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddi ve kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden de yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hüküm bu nedenle bozulmalıdır. 2010/7511 - 9078 SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.