14. Ceza Dairesi 2014/7952 E. 2015/797 K. — Yargıtay Kararı
14. Ceza Dairesi 2014/7952 Esas 2015/797 Karar 09.02.2015
14. Ceza Dairesi 2014/7952 E., 2015/797 K.
Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2012 gün ve 2009/477 Esas, 2012/322 Karar sayılı hükmün sanık müdafiince temyizi üzerine, Dairemizin 05.05.2014 gün ve 2013/11493 Esas, 2014/6002 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2014 gün ve KD-2013/146812 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine, dosya Daireye gönderilmekle incelendi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı farklı gerekçeyle yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 05.05.2014 gün ve 2013/11493 Esas, 2014/6002 Karar sayılı bozma kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanundaki cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar yeniden düzenlenmiş olup; sanığın iddianamede anlatım bulan ve mahkemece kabul edilen şekliyle, mağdurenin odasında bulundukları sırada eli ile mağdurenin belini tutup dudağından öpmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK.nın 103/1. maddesinde yer alan sarkıntılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK.nın 7. maddesinin 2. fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Uygulamaya göre de; Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanacağı, altsoyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre tutuklu sanık ...'nın TAHLİYESİNE, adı geçen sanığın başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi hususunun mahalline en seri vasıtayla bildirilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.