14. Ceza Dairesi 2012/4484 E. 2012/5766 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

14. Ceza Dairesi 2012/4484 E. 2012/5766 K. — Yargıtay Kararı

14. Ceza Dairesi 2012/4484 Esas 2012/5766 Karar 22.05.2012
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/4484 E.,  2012/5766 K.

Cinsel taciz ve hakaret suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinden verilen 15.12.2009 gün ve 2008/353 Esas, 2009/612 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuk tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen 15.12.2009 tarihli hükümlerin suça sürüklenen çocuk tarafından 23.03.2010 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; hükümlerin suça sürüklenen çocuğa tebliği için çıkartılan belgede, aynı konutta oturan Şehmus Eroğlu'na Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, .... Askerlik Şubesi Başkanlığının 21.05.2010 tarihli yazı cevabı içeriğinden hükmün tebliğ edildiği tarihte suça sürüklenen çocuğun birliğinde askerlik görevini ifa ettiği, bu nedenle tebligat işleminin geçersiz olduğu, bu durumda aynı Kanunun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı, iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği bu itibarla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezaların miktar ve türüne göre, hükümlerin kesin nitelikte olduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 gün ve 173-209 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, mahkemelerce daha ağır cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir ceza verilmesi halinde, bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği; somut olayda cinsel taciz ve hakaret suçlarından TCK.nın 105/1 ve 125/1. maddeleri uyarınca madde metninlerinde yer alan seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edilip, aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı olarak adli para cezalarına çevrilmiş ise de, kanuna aykırı olan bu uygulamanın, ancak aleyhe temyiz bulunması halinde kesin nitelikte olan hükümleri temyizi kabil hale getireceği ve dosyamızda da aleyhe temyiz bulunmadığı gözetildiğinde, bu suçlardan kurulan ve yanılgılı uygulama sonucu kesinlik sınırı içinde kalan hükümlerin de temyiz denetimine konu olamayacağından, suça sürüklenen çocuğun, cinsel taciz ve hakaret suçlarından kurulan 1120 TL ve 1120 TL adli para cezalarına ilişkin kesin nitelikteki hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın