14. Ceza Dairesi 2012/10883 E. 2012/10100 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

14. Ceza Dairesi 2012/10883 E. 2012/10100 K. — Yargıtay Kararı

14. Ceza Dairesi 2012/10883 Esas 2012/10100 Karar 17.10.2012
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/10883 E.,  2012/10100 K.

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2010 gün ve 2009/161 Esas, 2010/233 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 10.10.2012 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 31.10.2012 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık doktor ...'in beyanının mağdurenin anlatımları ile çelişkili bulunması, sanığın inkara yönelik savunması ve tüm dosya içeriğinden, sanığın savunmasının aksine cezalandırılmasını gerektirir her türlü kuşkudan uzak yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
17.10.2012 tarihinde verilen işbu karar 31.10.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... Nazsız hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında yüzüne karşı tefhim olundu.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın