13. Hukuk Dairesi 2014/47181 E. 2016/8774 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2014/47181 Esas 2016/8774 Karar 28.03.2016
13. Hukuk Dairesi 2014/47181 E., 2016/8774 K.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
KARAR Davacı, dava dışı... Ecza Deposu A.Ş. ile aralarında imzalanan 25.12.2008 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile davalı eczacının 22.790,00 TL’lik borcunun kendilerine temlik edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine... 4. İcra Müdürlüğünün 2010/17369 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, 21.12.2011 havale tarihli ıslah dilekçesiyle, davaya alacak davası olarak devam etmek istediklerini beyan etmiş, 22.12.2011 tarihli duruşmada bu beyanını tekrarlayarak 22.790,00 TL alacağın, 25.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 22.790,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dava, temlik sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, yargılama sırasında 22.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile açtığı itirazın iptali davasının talep sonucunu tamamen değiştirerek, davasını alacak davasına hasretmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, 6100 sayılı HMK’nın 176. maddesi uyarınca taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği düzenlenmiş; aynı Yasanın “davaya vekâlette özel yetki verilmesini gerektiren hâller” başlıklı 74.maddesine göre ise vekil ile takip edilen işlerde, davanın tamamen ıslahında özel yetki gerektiği hüküm altına alınmıştır. Ne var ki; davacı vekilinin dayandığı 20.10.2008 tarihli vekâletnamesinde ise davanın tamamının ıslahına ilişkin özel yetki bulunmamaktadır. O halde mahkemece, vekâletnamesinde ıslaha ilişkin özel yetki bulunmayan davacı vekilinin, davayı tamamen ıslah edemeyeceği ve usulüne uygun bir şekilde yapılmış ıslahın bulunmadığı gözetilerek; sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslaha değer verilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz talebinin kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.