13. Hukuk Dairesi 2012/9449 E. 2012/12775 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2012/9449 Esas 2012/12775 Karar 17.05.2012
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/9449 E., 2012/12775 K.
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıdan daire satın aldığını, 27.04.2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi uyarınca davalının 30.04.2010 tarihine kadar dairelerin iskan ruhsatını alamadığını, sözleşmenin 7. maddesi gereğince 5000 dolar cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 27.4.2006 tarihli sözleşmenin 5.maddesinde inşaatın, inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren 30 ay içerisinde bitirilerek davacıya teslim edileceği, iskan ruhsatınında teslim tarihinden itibaren bir yıl içerisinde alınacağı hükme bağlandıktan sonra aynı sözleşmenin 7.maddesinde de satıcı (davalının) inşaatı 5.maddede belirlenen süre sonunda bitirerek, belirlenen sürede iskan ruhsatını alamaması halinde davacıya her ay için sözleşme bedelinin %0,25 oranında cezai şart ödeyeceği hükme bağlanmıştır. Davaya konu taşınmaz ise davacıya 4.4.2009 tarihinde teslim edilmiş olmasına rağmen davacının gönderdiği ihtarname ve dava tarihi itibariyle iskan ruhsatının alındığına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Sözleşmeye göre davacının tazminat hakkı dairenin teslim tarihinden itibaren bir yıl içerisinde iskan ruhsatının alınmaması halinde yani 4.4.2010 tarihinden sonra doğacaktır. Oysa ki, davalının 22.9.2011 tarihli dilekçesine göre davacı "Feragatname, ibraname ve taahhütname" başlıklı belgeyi davalıya 30.4.2009 tarihinde vermiştir. Başka bir anlatımla davacı henüz tazminat hakkı doğmadan anılan ibranameyi vermiştir. Yani henüz doğmamış tazminat hakkından vazgeçmiştir. Oysa ki, doğmamış bir haktan önceden vazgeçilmesine yasal olarak olanak yoktur. Öyle olunca mahkemece, işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, önceden tanzim edilen ibraname kapsamı esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 17,5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.