13. Hukuk Dairesi 2007/7635 E. 2008/943 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

13. Hukuk Dairesi 2007/7635 E. 2008/943 K. — Yargıtay Kararı

13. Hukuk Dairesi 2007/7635 Esas 2008/943 Karar 28.01.2008
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/7635 E.,  2008/943 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı kiracı, Yogun Yağış nedeni ile kiralananın bahçe duvarının çöktüğünü, doğalgaz borularının hasar gördüğünü zarara uğradığını ileri sürerek 22.299.000.000 TL tazminatın davalı kiralayandan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesinde tüm gereçlerin sağlam teslim edildiğinin yazılı olduğunu, kiralananı ihbar edilen Tepe İnşaat A.Ş'den satın aldığını, zarardan bu kişinin sorumlu olabileceği gibi, davacı kiracının sözleşmeye projeye, yönetim planına aykırı olarak bahçe duvarına 80 cm ilave yaptığını, duvarın statiğinin bozulmasına ve çökmesine neden olduğunu, kendisinin sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalının olayda kusuru olmadığını, bilakis davacının duvar üzerinde yaptığı eklentinin etkisiyle zararın meydana geldiğini, sitede başkaca bir yerin yıkılmadığı davacının kusurlu olduğunu benimseyerek davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Kiralayanın (davalının) kiralananı akitde öngörülen şekilde kullanmağa elverişli halde bulundurmak borcu , kira süresince var olan ve devam eden bir yükümlülüktür. (BK.249) kiralayan kiralananı kiracı davacıya teslim ettiğinde kiralananda bulunan istinat, bahçe duvarının tam ve sağlam olduğunu da tekeffül etmiştir. Mühendislik ve proje uygulama
hatasındaki bozukluktan dolayı davalıya satan kişi veya bina ve tesisleri yapan müteahhidin sorumluluğu, davacının davalıdan talep hakkını ortadan kaldırmaz. Kiralanan villanın bahçe duvarı evvelden beri var olan ayıp nedeniyle yıkılmış ve kiracı gerek bahçe duvarını ve gerekse bunun sebep olduğu diğer zararları gidermiş ise yaptığı masrafı vekaletsiz ... görme hükümlerine göre isteyebileceğinin kabulü gerekir. Aksinin kabulü davalının sebepsiz zenginleşmesine de yol açaçaktır. Şayet bahçe duvarının yıkılmasında davacının da bir kusur varsa davacının bu kusuru oranında zarara katlanacağı da gözardı edilmemelidir.
Somut olayda bahçe taş duvarının arkasında granül malzeme olmadığı, blok arası bağlayıcı malzemenin çok azolduğu, yetersiz sayıda barbakan bulunduğu, duvarda derz bulunmadığından, duvar arkasında biriken suyun deşarjının sağlanamadığı, ... sularının ayrıştırıcı özelliği de duvar içindeki harcın bağlayıcı özelliğini de ortadan kaldırması sonucu duvarda yıkılma meydana geldiği ve zararın bu nedenle doğduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının kira süresince kiralananı sözleşmede amaçlanan şekilde kullanmaya elverişli bulundurma borçlarını ifada kusurlu olduğunun kabulu zorunludur. Ne var ki davacı kiracı da duvar üzerine 80 cm lik eklenti yapmak sureti ile zararın husule gelmesinde, hızlanmasında %25 müterafik kusurlu olduğu bilirkişi raporuyla saptanmıştır. (BK. m. 98. delaletiyle BK. m.44) Bütün bu açıklamaların ışığı altında mahkemece davalının sorumluluğu kabul edilerek tazminat miktarı saptanmalı, davacının da müterafik kusurunun mevcut olduğu nazara alınarak davacının talep edebileceği miktarın gerektiğinde bilirkişi raporu ile belirlenerek hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmelidir. Bu nedenlerle davanın redddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.1.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
İmal olunan şey nedeniyle malikin sorumluluğundan sözedilebilmesi için; zarar ile özen eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Uygun illiyet bağının, mücbir sebep, mağdur veya üçüncü kişinin ağır kusuru sonucu kesilmesi halinde malikin sorumluğundan sözedilemez.
Dava, B.K.'nun 58.. maddesindeki, "İmar olunan şeyden malikin sorumluluğu" esasına dayanmaktadır. Burada sözkonusu olan, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan ..., ağırlaştırılmış bir kusur sorumluluğudur.
Somut olayda, davacı kiracının imalatçı şirketin "yapımı sakıncalı" uyarısına rağmen eklentiyi yaptırması ağır kusurlu eyleminin neticesi istinat duvarının yıkılmasına yol açmıştır. Sitede başkaca bir yer yıkılmış değildir. Bu nedenle aradaki illiyet bağı kesilmiştir. Zarar ile özen eksikliği arasındaki illiyet bağının kesilmiş olması nedeniyle B.K/58 uyarınca, yapı malikinin sorumlu olması mümkün değildir. O nedenle mahkeme kararının onanması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın bozulmasına dair görüşüne katılamıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın