13. Hukuk Dairesi 2007/12925 E. 2008/2234 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2007/12925 Esas 2008/2234 Karar 19.02.2008
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12925 E., 2008/2234 K.
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve bir kısım davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan ... ve ... Ltd. Şti’nin yüklenici, diğer davalıların da arsa sahipleri olduklarını, yüklenicilerin hisselerine isabaet eden (4)numaralı bağımsız bölümü kendisine sattıklarını, ancak teslim etmediklerini, açtığı tapu iptali davasının inşaatın henüz bitmemesi nedeniyle aleyhine sonuçlandığını ileri sürerek şimdilik 10.000.000.000.TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Arsa sahibi olan davalılar davanın reddini dilemişler, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır Mahkemece, Taleple bağlı kalınarak 10.000.000.000 TL nın yüklenici davalılardan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve bir kısım arsa sahibi davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-HUMK'nun 388/2 maddesi hükmünce tarafların kimlikleri ve ikametgahlarının hükümde açıkça gösterilmesi zorunludur. Oysaki mahkeme kararında aleyhine hüküm kurulan yüklenici davalılardan ...’un ismi ve adresi gösterilmemiştir. Bu yön açıkça usule aykırılık teşkil ettiğinden hüküm bozulmalıdır. 2-Diğer taraftan mahkemece verilen kısa kararda arsa sahipleri olan diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen,sonradan yazılan gerekçeli kararda bu yöne değinilmemiş ve böylece vekalet ücreti hesaplamasında kargaşa yaratacak şekilde hüküm kurulmuştur.Oysaki HUMK3nun 382-288 ve 389 maddeleri hükmünce kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur..Kararların farklı ve çelişkili olması,mahkemelere olan güveni sarsar. Bu durumda 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992 /4 sayılı İ.B. K. Uyarınca mahkemece kısa kararla bağlı kalınmaksızın,ancak ,kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya uygun olmayan hükmün bozulması gerekir. 3-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda birinci ve ikinci bentte belirtilen nedenle hükmün BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenle diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 19.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.