13. Ceza Dairesi 2017/3123 E. 2017/8853 K. — Yargıtay Kararı
13. Ceza Dairesi 2017/3123 Esas 2017/8853 Karar 14.09.2017
13. Ceza Dairesi 2017/3123 E., 2017/8853 K.
Nitelikli hırsızlığa teşebbüs etme suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 35 ve 62/1. Maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarihli ve 2016/43 esas, 2016/118 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 16.06.2017 gün ve 94660652-105-42-4048-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.06.2017 gün ve 2017/39941 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21/05/2013 tarih ve 2012/13-1543 E. ve 2013/257 K. sayılı kararı ile, suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulması, tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, sonuçta zincirleme suç nedeniyle ceza belirlenirken suçun en ağır cezayı gerektiren hali üzerinden uygulama yapılması ve ayrıca zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmaması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, Somut olayda sanığın 24/12/2015 tarihinde gerçekleştirdiği teşebbüs aşamasında kalmış olan eylemi nedeniyle, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 10/01/2016 tarihli iddianamesi ile kamu davasının açılmasını müteakip, anılan olayı da kapsamakla birlikte, 12/12/2015 tarihinde aynı mağdura karşı gerçekleştirdiği tamamlanmış olan eylemini de içeren Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2016 tarihli iddianamesi ile de açılan kamu davasının derdest olduğu, dolayısıyla her iki eylem arasında hukuki kesinti oluşmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması amacıyla anılan dosyaların birleştirilerek, yargılamanın birlikte yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21/05/2013 tarih ve 2012/13-1543 E. ve 2013/257 K. sayılı kararı ile, suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulması, tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, sonuçta zincirleme suç nedeniyle ceza belirlenirken suçun en ağır cezayı gerektiren hali üzerinden uygulama yapılması ve ayrıca zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmaması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, Somut olayda sanığın 24/12/2015 tarihinde gerçekleştirdiği teşebbüs aşamasında kalmış olan eylemi nedeniyle, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 10/01/2016 tarihli iddianamesi ile kamu davasının açılmasını müteakip, anılan olayı da kapsamakla birlikte, 12/12/2015 tarihinde aynı mağdura karşı gerçekleştirdiği tamamlanmış olan eylemini de içeren Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2016 tarihli iddianamesi ile de açılan kamu davasının derdest olduğu, dolayısıyla her iki eylem arasında hukuki kesinti oluşmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması amacıyla anılan dosyaların birleştirilerek, yargılamanın birlikte yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile hırsızlık suçu yönünden sanık ... hakkında Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarihli ve 2016/43 esas, 2016/118 karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.