13. Ceza Dairesi 2016/5583 E. 2018/8273 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2016/5583 E. 2018/8273 K. — Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2016/5583 Esas 2018/8273 Karar 28.05.2018
13. Ceza Dairesi 2016/5583 E.,  2018/8273 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanığa iddianame okunmadan, okunmuş ise bu husus tutanağa geçirilmeden sanığın sorgusunun yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK' nın 191/3-b maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Müşteki kurum görevlilerince yapılan incelemede kuruma kaydı olmayan sayaçla enerji tüketimi yapıldığının tespit edildiği, söz konusu tutanakta tarihin 05/12/2012 olarak belirtilmesine karşın müşteki kurumca düzenlenen 23/09/2014 tarihli üst yazıda suç tarihinin 05/12/2013 olarak belirtilmesi ve 27/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda tutanak tarihinin 05/12/2012 olarak kabül edilmesiyle inceleme yapıldığı anlaşılmakla öncelikle suç tarihinin kesin bir biçimde tespiti ile ardından sanığın suça konu evde ne kadar süre bulunduğunun ve dava konusu tutanak itibariyle suça konu sayacı kullanım süresinin belirlenmesi ve söz konusu evdeki elektrikli aletlerin durumu itibariyle kurulu güç ve mümkün olduğu taktirde de faaliyet durumuna göre bu aletlerin çalışma süreleri belirlenip böylece söz konusu dönemde normal kullanıma göre tüketilebilinecek ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığı ve tutanak öncesi tüketimlerle tutanak sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı konusunda teknik bilirkişiden ek rapor alınıp sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği bu suretle tespit edildikten sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden bilirkişinin yetersiz raporu ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespit edilmesi durumunda, karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı TCK' nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan vergili ve cezasız tutarı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağı hususu, ödeme süresi ve yeri soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, öncelikle kaçak kullanım süresinin kesin bir biçimde tespiti ile bilirkişiden ek rapor alınarak katılan kurumun normal tarifeye
göre vergili ve cezasız gerçek zararı hesaplattırılıp bu bedeli sanığın ödemesi halinde 5271 sayılı CMK' nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi, zarar karşılanmıyor ise sanığa kaçak elektrik kullanım bedelini hükümden önce ödemesi halinde TCK' nın 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabüle göre de,
4- “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın