13. Ceza Dairesi 2016/511 E. 2017/10238 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2016/511 E. 2017/10238 K. — Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2016/511 Esas 2017/10238 Karar 09.10.2017
13. Ceza Dairesi 2016/511 E.,  2017/10238 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan ...'ın sorumlusu olduğu işyerine yönelik hırsızlık suçu bakımından, sanıkların kolluk görevlilerince yakalandıklarında araçlarında ele geçen suça konu eşyaları çalmış oldukları yeri göstermek suretiyle suçtan henüz habersiz katılana iadeyi sağlamış oldukları, dosyada mevcut kolluk görevlilerince tutulan teslim ve yakalama tutanak içerikleri ile katılanın kollukça alınan beyanından anlaşılmış ise de, bahsedilen katılanın bu kez mahkemece alınnan ifadesinde çalınanların iade edilmemiş olduğunu belirtmiş olması karşısında, öncelikle belirtilen çelişkinin katılanın yeniden beyanı alınmak suretiyle giderilip, gerekmesi halinde tutanak tanıkları da dinlenmek suretiyle suç konu eşyaların katılana iadesinin sanıkların katkısı ile sağlanıp sağlanmadığı denetime olanak verecek ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip sonucuna göre sanıkların hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Mağdur ...'un sorumlusu olduğu işyerlerine yönelik hırsızlık suçları bakımından, aynı işyerinin farklı yerlerde bulunan şubelerine yönelik hırsızlık eylemlerinin birbirinden bağımsız ayrı hırsızlık suçlarını oluşturacağı gözetilerek, sanıkların ayrı ayrı üç'er kez hırsızlık suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin tek bir zincirleme suç kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
3- Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, tüm sanıklar hakkında ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın