13. Ceza Dairesi 2016/18734 E. 2017/9941 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2016/18734 E. 2017/9941 K. — Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2016/18734 Esas 2017/9941 Karar 03.10.2017
13. Ceza Dairesi 2016/18734 E.,  2017/9941 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İşyeri dokunulmazlığının ihlali, suç eşyasının satın alınması yada kabul edilmesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2014 gün ve 2013/731 E. 2014/340 K.sayılı hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Her ne kadar 05/02/2014 tarihli iddianame ile işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan davaya ve birleştirilen 2014/64 esas sayılı davaya ilişkin duruşma davetiyesinin 13/03/2014 tarihinde müşteki ...'na tebliğ edilmiş ise de; Tebligat Yasası'nın 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması gerektiğinden tebligatın usulsüz olduğu, müşteki vekilinin hükümden sonra gerekçeli kararın kendisine tebliğ üzerine verdiği 17/12/2014 tarihli temyiz dilekçesinde katılma iradesini açıkça ortaya koyması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki ...'nun kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelenmede;
Vekille takip edilen işlerde tebliğin vekile yapılması gerektiğinden ...'na 26/05/2014 tarihinde yapılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligatın geçersiz olup, müşteki vekilinin 10/12/2014 tarihinde yapılan tebliğ üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müşteki ... vekilinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında suç eşyasının kabul edilmesi suçundan kurulan Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 gün ve 2008/417 E. 2009/342 K. sayılı hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanık tarafından verilen 10/11/2014 tarihli eski hale getirme, temyiz ve infazın durdurulmasına ilişkin dilekçede; kararın kendisine tebliğ edilmediğinin belirtildiği, temyiz dilekçesi ve eski hale getirme talepli istemin birlikte verilmesi halinde, karar verme yetkisinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu, bu nedenle mahkemenin 17/11/2014 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Yerel Mahkemece verilen 07/04/2009 tarih ve 2008/417 E, 2009/342 K sayılı hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği anlaşılmakla beraber, gerekçeli kararın tebliğ edildiği son adreste sanığa daha önce hiç tebligat yapılmamış olması ve yeniden adres araştırması yapılmadan sanığa 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca 11/08/2009 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olması karşısında, sanığın öğrenmekle 07/04/2009 tarih ve 2008/417 E, 2009/342 K sayılı hükmü 10/11/2014 tarihinde hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilmiştir.
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamın birden fazla suçtan verilen cezaları içermesi nedeniyle; ilamdaki en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği infaz aşamasında belirlenerek gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın