13. Ceza Dairesi 2011/989 E. 2012/2050 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2011/989 E. 2012/2050 K. — Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2011/989 Esas 2012/2050 Karar 06.02.2012
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/989 E.,  2012/2050 K.

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesinde;
Katılanın evine suç tarihinde gündüz vakti arkadaşı ... ile birlikte giren sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesi ile hüküm kurulurken, aynı Kanunun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanunda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkındaki ‘cezaların toplanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesine gelince;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35/2, 31/2. maddelerine uyan hırsızlığa teşebbüs suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 31/01/2007 ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın