13. Ceza Dairesi 2011/8332 E. 2012/7147 K. — Yargıtay Kararı
13. Ceza Dairesi 2011/8332 Esas 2012/7147 Karar 28.03.2012
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/8332 E., 2012/7147 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde: 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra katılan ... vekili hükmü temyiz ettiğinden, anılan Yasanın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin REDDİNE, II- Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine gelince: 1- İddianamede müştekiye ait suç yeri no: 25 kat:2, daire 2 sayılı yerden hırsızlık eylemiyle ilgili olarak 29.05.2007 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, ahşap giriş kapısının kilit kısmı karşısı kırılarak içeri girilmiş olduğunun tespit edildiği ve olay yerinde herhangi bir iz veya delilin tespit edilemediğinin belirtildiği, buna karşın 01.06.2007 tarihli parmak izi raporunda suç tarihinin 30.05.2007 olduğu belirtilerek suç yerinin no:25, kat 2 daire 3 olarak gösterilip, balkon pencere camı kırılmak suretiyle hırsızlık yapıldığının belirtilip balkon sinekliği üzerinden mukayeseye elverişli parmak izinin tespit edilip sanığa ait olduğunun belirlenmesi karşısında, her iki olayın birbirinin devamı niteliğinde ve aynı yere ilişkin olup olmadığı anlaşılamadığından parmak izinin tespit edildiği olay yeri inceleme raporunun denetime olanak sağlanması yönünden eklenmesi ve bu yönde katılan ve eşi dinlendikten sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre, 2- Hırsızlık eyleminin kilitlenmek suretiyle bina içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında olup, işyeri giriş kapısının kilidi kırılmak suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 142/1-b maddesi yerine uygulama yeri olmayan 142/2-d maddesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- İddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinin uygulanmasının istenmesi karşısında, sanığa veya vekaletnameli müdafiine 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 142/2-d maddesiyle yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-Sanığın sabıka kaydındaki ilam getirtilerek ceza kararnamesiyle verildiğinin anlaşılması halinde kasıtlı suçtan CMK 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıka teşkil etmediğinden, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.