13. Ceza Dairesi 2011/8044 E. 2011/1679 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2011/8044 E. 2011/1679 K. — Yargıtay Kararı

13. Ceza Dairesi 2011/8044 Esas 2011/1679 Karar 29.09.2011
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/8044 E.,  2011/1679 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde:
Hükümlü ... hakkında kurulan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2005 gün ve 2004/848-2005/332 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar olan ..., ... ve ...'a ilişkin ilk hükmün bu sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için dosyanın iade edilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317.maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun'un 9/3.maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında memura yalan beyanda bulunmak ve sahte nüfus cüzdanı çıkarttırmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesinde:
Sanık ... ve ... hakkında yakalandıklarında jandarmaya kimliği konusunda yanlış bilgi vermek, sanık ... hakkında nüfus cüzdanı talep belgesine başkasının kimlik bilgilerini yazıp kendi fotoğrafını yapıştırarak nüfus cüzdanı temin etmek eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 343/2 ve 351. maddelerindeki memura karşı yalan beyanda bulunmak ve sahte nüfus cüzdanı çıkarttırmak suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2.maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suçlara uyan 206.,204., 66/1-e., 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 5 yıllık asli zamanaşımının, kararın verildiği 07.06.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinden görülmekle, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında müştekiye ait işyerinin muhkem kapı kilitlerini kırmak suretiyle gerçekleştirdikleri hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 5237 sayılı yasaya göre verilmesi gereken ceza denetime olanak sağlayacak şekilde belirlenmeden hüküm kurulması,
2- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, 522/1, 59/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 62/1, 53/1; 116/2-4, 62/1, 53/1; 151/1, 62/1, 53/1 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermek suçları ile ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, uygulamaya göre lehe Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın