13. Ceza Dairesi 2011/5073 E. 2012/3174 K. — Yargıtay Kararı
13. Ceza Dairesi 2011/5073 Esas 2012/3174 Karar 15.02.2012
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/5073 E., 2012/3174 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıkların, önceden kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nın 493/1. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; müştekinin evinin kilitli olan çelik kapısını taklit anahtarla açtıklarına dair dosyada bir delil bulunmayan sanıkların kilitli olan kapıyı açarak eve girip, evden 60 TL para alması şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK.nın 142/1-b, maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu düşünülmeden suçun nitelendirilmesinde hata yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Suça gözcülük yaparak asli fail olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 37. maddesi uygulanması gerekirken aynı Yasanın 39. maddesinin uygulanması, 3- 5237 sayılı TCK’nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu; Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorum getirilerek cezadan indirim yapılması, Kabule göre de; 4- 5237 sayılı TCK’nun 145.maddesinin aynı Yasanın 35 ve 39. maddelerinden sonra uygulanması, 5- 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı BOZULMASINA, sanıklar hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 15.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.