13. Ceza Dairesi 2011/24056 E. 2012/11184 K. — Yargıtay Kararı
13. Ceza Dairesi 2011/24056 Esas 2012/11184 Karar 15.05.2012
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/24056 E., 2012/11184 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522(pek fahiş) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlü ...'ın, 27.08.2001 günü müştekinin işyerinin arka kapısının kilidini zorlayarak içeri girdikten sonra çelik kasanın kilidini delici aletle delerek içindeki suça konu parayı çalması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2, 53, 151/1, 53. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınma bulunduğu için mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden CMK'nın 253. ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki Kanuna göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmak suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu, Kabule göre de; 2- Dosya kapsamından müştekinin iş yerine ne zaman girildiğinin belli olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüzün işlendiğinin kabülü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden 5237 sayılı TCK ile hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nun 143. maddesince artırım yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Hükümlü hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.04.2003 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.