12. Hukuk Dairesi 2013/14393 E. 2013/21002 K. — Yargıtay Kararı
12. Hukuk Dairesi 2013/14393 Esas 2013/21002 Karar 06.06.2013
12. Hukuk Dairesi 2013/14393 E., 2013/21002 K.
ESAS NO : 2013/14393 KARAR NO : 2013/21002
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 25.02.2013 tarih ve 2012/29436 Esas, 2013/5779 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme talepleri yerinde değil ise de; Borçlu belediye, haczedilen banka hesabı için kamu hizmetinde kullanıldığından haczedilmezlik şikayetinde bulunmuş, aynı sebeple aynı hesap için diğer dosya ile ilgili yaptığı şikayet birleştirilmiştir. Mahkemenin 2010/743E, 2011/502 K sayılı, 24.05.2011 tarihli önceki kararında: “Açılan davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporunun değerlendirme bölümünde 1-2. paragrafta belirtilen Antalya Vakıflar Bankası Yüzüncüyıl Şube Müdürlüğünün 158007292338506 nolu hesaptaki gelirlerden vergi ve harçlar ile tıbbi atık payları üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına, Antalya Vakıflar Bankası Yüzüncüyıl Şube Müdürlüğünün 158007292338506 nolu hesabında bulunan ve bilirkişi raporunun değerlendirme bölümünün 3-4-5 paragrafların da belirtilen kira gelirleri, kreş gelirleri ve muhtelif gelirler olarak belirtilen gelirler üzerine konulan hacizlerin devamına” karar verilmiştir. Dairemizin 2011/19080 E, 2012/4502 K. Sayılı, 21.02.012 tarihli bozma kararı ile bu karar; “Borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılması, haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir. Vakıflar Bankası Yüzüncüyıl Şube Müdürlüğünün 158007292338506 hesabındaki haczedilmezlik şikayetinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Ancak temyiz eden tarafın kimliği nazara alındığında aleyhe bozma yasağı gereğince bozma sebebi sayılmamıştır. Ancak birleştirilen davalar birlikte incelenip karara baglanır; yani davaların tahkikat safhası müşterektir. Hükümde birleştirilen her dava için ayrı ayrı karar verilmesi ve hüküm fıkrasında, her dava için verilen kararın ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Mahkemece birleştirilen 2010/881 esas sayılı dosya hakkında da karar başlığında her iki davanın tarafları gösterilerek, davalar hakkında ayrı ayrı hüküm fıkrası oluşturulması gerekirken, sadece 2010/743 esas sayılı dosya hakkında karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş ve mahkemece bu bozmaya uyulmasına karar verilmiştir. Dairemizin bozma ilamına uyulması sonucunda alacaklı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma sonrası her iki dosyaya ilişkin şikayetlerin reddine dair son karar, bozma öncesi verilen ilk karara göre 2010/743 esas sayılı dosyaya ilişkin kısmi kabule aykırı olarak borçlunun aleyhine ve dolayısıyla yukarıda belirtilen ilkeye aykırı olup, mahkemece, borçlu lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek hüküm kurulması gerekirken bu kuralın gözardı edilmesi isabetsiz olup, kararın bu sebeple bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından borçlunun karar düzeltme talebinin kısmen kabulü gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 25.02.2013 tarih ve 2012/29436 E., 2013/5779 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.