12. Hukuk Dairesi 2010/5461 E. 2010/7098 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Hukuk Dairesi 2010/5461 E. 2010/7098 K. — Yargıtay Kararı

12. Hukuk Dairesi 2010/5461 Esas 2010/7098 Karar 25.03.2010
12. Hukuk Dairesi 2010/5461 E.,  2010/7098 K.

MAHKEMESİ : Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2009
NUMARASI : 2009/685-2009/747 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
TTK'nun 720. maddesi uyarınca, çek bedelinin ödenmeme nedeninin çek arkasına şerh verilmesi ibraz için yeterlidir. Çekin karşılıksız olduğunun şerh verilmesi zorunlu olmayıp, herhangi bir nedenle ödenmediğinin şerh verilmesi halinde de geçerli bir ibraz vardır. Takip dayanağı 17/05/2009 keşide tarihli 11.550 YTL bedelli çekin arka yüzünün incelenmesinde; yasal süresinde 26/05/2009 tarihinde bankaya ibraz edilerek "iş bu çekteki keşideci imzası tutmadığından işlem yapılamamıştır." şerhinin yazıldığı görülmektedir. Bu hali ile geçerli ibraz mevcut olup, senet kambiyo niteliğini taşımaktadır. Bu özellikteki belge ile alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapabileceği gibi, ilamsız takip yolu ile de alacağını tahsil edebilir. Dolayısiyle mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
Ana taşınmazın yönetimi için atanan yönetici veya yönetim kurulu vekil niteliğindedir. Bu nedenle de vekil gibi sorumlu ve vekilin haklarına sahiptirler. Üçüncü kişilere karşı kat maliklerini temsil ederken B.K.'nun 388. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapmakla yükümlüdürler. Hal böyle olunca, kambiyo senedinin (çekin) düzenlendiği tarih itibariyle kat maliklerini temsil ederken B.K.'nun 388. maddesi hükmü uygulanır. Çekin keşide tarihi itibariyle, kat malikleri kurulu tarafından, yöneticiye kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin verilmemesi halinde, senedi imzalayan şahsen mesul olur. O tarihte yetki verilmesi halinde ise kat malikleri borçtan sorumlu olur. Bu husus mahkeme nezdinde İİK'nun 168/5. maddesinde açıklanan yasal itiraz süresi içerisinde ileri sürülmek koşulu ile mahkemece denetlenebilir ise de, somut olayda açıklanan biçimde bir itiraz yapılmamıştır. Ne var ki apartman yöneticiliğinin aktif  ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, yöneticilik aleyhine takip yapılamaz. Bu nedenle mahkemenin yöneticilik adına yapılan takibin iptaline  karar vermesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak somut olayda takip .... sitesi yöneticiliği yanında, yönetim kurulu üyeleri ..., .... ve ... karşı da başlatılmış olup, mahkemece sadece yöneticilik hakkındaki takibin iptali ile yetinilmesi ve yönetim kurulu üyelerinin itiraz nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken takibin tümü  ile iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın