12. Hukuk Dairesi 2010/21560 E. 2011/1263 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Hukuk Dairesi 2010/21560 E. 2011/1263 K. — Yargıtay Kararı

12. Hukuk Dairesi 2010/21560 Esas 2011/1263 Karar 21.02.2011
12. Hukuk Dairesi 2010/21560 E.,  2011/1263 K.

MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/07/2009
NUMARASI : 2009/1515-2009/1995 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlu vekili icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; takibin dayanağını teşkil eden takip konusu bonoda, C.F  isminin sonradan eklendiğini ve senedin tanzim tarihinde de tahrifat yapıldığını, böylece  takip konusu olan senedin bu haliyle bono vasfında olmadığından bahisle takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Takip dayanağı bononun  aslı incelendiğinde, bonoların tanzim ve vade tarihlerinin olduğu, böylece TTK.nun 688/6.maddesinde öngörülen unsurları içerdiği anlaşılmaktadır.  Tamamen doldurulmayan senetlerin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası ancak yazılı belge ile kanıtlanabilir. Bu bağlamda TTK.nun 690.maddesi göndermesi ile bonolarda uygulanması gereken aynı kanunun 592.maddesi gereğince açık bono düzenlenebilir.
Somut olayda, tedavüle çıkarıldığı takip tarihi itibariyle takibe konu bonoların unsurlarında bir eksiklik olmadığından, ne zaman çekildiği  anlaşılamayan senet fotokopilerinde tanzim eden kısmına sonradan eklendiği iddia edilen C.F adının  ve tanzim tarihinin bulunmayışı gerçekte ve tedavüle çıkarılırken bu unsurların mevcut olmadığını göstermez. Ayrıca tanzim tarihindeki oynama vade tarihi itibariyle sonuca etkili değildir. Bu durumda takibe konu senedin  kambiyo senedi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. O halde kambiyo senedi vasfına ilişkin şikayetin reddi ile sair itiraz nedenlerinin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptaline dair hüküm tesisi  isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21/02/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın