12. Hukuk Dairesi 2010/20249 E. 2011/4399 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Hukuk Dairesi 2010/20249 E. 2011/4399 K. — Yargıtay Kararı

12. Hukuk Dairesi 2010/20249 Esas 2011/4399 Karar 21.03.2011
12. Hukuk Dairesi 2010/20249 E.,  2011/4399 K.

MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/04/2010
NUMARASI : 2009/854-2010/363 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu A.Ö.vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
 T.T.K.nun 702. maddesinde “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde selahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.” düzenlemesi getirilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 24.4.1996 ve 1996/12-136 E. -1996/288 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi hamiline yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devri olanaksızdır. İbrazdan sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için, TTK. nun 705.maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucu doğuran bir cironun bulunması gerekir. Ancak, hamile yazılı çeklerde ciro silsilesi içinde yer alan kişiler için ayrıca böyle bir ciro zorunluluğu getirilmemiştir.
Somut olayda, takip dayanağı 30.05.2009 keşide tarihli çekteki ciro sıralamasının incelenmesinde; çekin, lehdar A. Ö.in cirosu ile alacaklı H. B.’a geçtiği ve adı geçenin ciro silsilesi içinde yer aldığı görülmektedir. Bu durumda takip yapan alacaklı yetkili hamil olduğundan,  mahkemece 30.05.2009 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli çek yönünden şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2).maddede yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın