12. Ceza Dairesi 2022/3193 E. 2025/2154 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2022/3193 Esas 2025/2154 Karar 27.02.2025
12. Ceza Dairesi 2022/3193 E., 2025/2154 K.
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3103 - 2021/232 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
I. HUKUKÎ SÜREÇ Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2018/652E. ve 2019/457K. Sayılı ilamıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1 ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin hükmünün kaldırılarak hükmün; "Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından CMK 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinden bırakılmasına" şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, cezalandırılması gerektiğine resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2018 tarih ve 2017/638 sayılı sanık hakkında aynı yerle ilgili olarak imar kirliliğine neden olma suçu yönünden yapılan yargılama neticesinde sanığın beraatine karar verilerek doğal sit alanında kaldığı tespit olunan aykırılıklar nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi üzerine sanık hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 2863 sayılı Kanunun 65/1, Türk Ceza Kanunu 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece "...Çevre Şehircilik Bakanlığının yazısı ile tüm dosya kapsamına göre; Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2018 tarih ve 2017/638 sayılı ihbar evrakında, olay yerinin 1. Derece doğal sit alanı kapsamında kaldığı ve tapuda 14/10/1985 gün ve 826 y. nosu ile bu konuda şerh düşüldüğü, dolayısıyla özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen alanlar kapsamında kaldığından sanık hakkında ihbarda bulunulduğu, ihbar evrakı doğrultusunda mahkeme dosyasında bulunan Belediye ihbar evrakı incelendiğinde sanığın ... Mahallesi, tapunun 4 pafta 72 parsel numaralı taşınmazı üzerinnde izin almaksızın etrafı ve üzeri branda ile kapalı, iskeleti demirden kaçak kapalı alan oluşturarak giyim, kozmetik ve takı malzemeleri satış yeri yaptığının belirtildiği bu hususta mahkemeye sanık hakkında üzerine atılı suça ilişkin dava açıldığı ve yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunda, sanık tarafından yapılan suça konu sundurma-pergole tarzı üzeri ve yanları açılır-kapanır branda örtülü yapı için izin yada ruhsat alınmadığı, projesinin hazırlanmadığı belirlendiğinden imar kanuna aykırılık teşkil ettiği, suça konu yapının üzeri ve kenarları açılır kapanır olması nedeniyle kapalı alan oluşturmayacağı ve bina olarak değerlendirilmemesi gerektiği, yapı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlendiğinden 3194 sayılı imar kanunun kapsamında imar kirliliği oluşturmayacağı kanaatine varıldığı ancak 2863 sayılı kanun kapsamında inşai ve fiziki müdahale bulunulduğu, aykırılığın giderilmediği belirtilmiş, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından" gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; "Somut olayda, Muğla Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 10/04/2019 tarih ve 20739 sayılı yazısıyla bildirdiği üzere, suçlamaya konu imalatın bulunduğu taşınmazın 13/04/1985-18/09/2008 tarihleri arasında 1. derece doğal sit alanı içerisinde; 18/09/2008-06/12/2016 tarihleri arasında DOĞAL SİT ALANI DIŞINDA; 06/12/2016 tarihi sonrasında ise Nitelikli Doğal Koruma Alanı içerisinde kaldığının bildirildiği, dava açan belgede 18/09/2008 tarihinde kaldırıldığı anlaşılan sit kararı esas alınarak dava açıldığı sabittir.
29/09/2017 tarihinde mevcudiyeti tespit edilen imalatın, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık lehine yorumla, Nitelikli Doğal Koruma Alanı kararı alınan 06/12/2016 tarihli kararın öğrenilme süreci öncesinde, koruma kararı ilan edilmeden yapıldığının, bu suretle suçun unsurları itibariyle oluşmadığının kabulü, gerek dava açan belgede bu karara yer verilmeyişi, gerekse fen bilirkişinin 03/04/2019 tarihli raporunda tapudaki mülga 1985 tarihli 1. derece doğal sit kararını esas alması, bu kabulün aksi kanıtlanamayan sanık savunmasına uygun düştüğü gözetildiğinde zorunlu kabul edilmiştir." gerekçeleriyle Yerel Mahkeme hükmü kaldırılarak sanığın CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ancak; Sanık hakkında Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli ve 2017/638 E, 2018 511 K sayılı ilamıyla aynı eylemlere ilişkin olarak yürütülen yargılama sırasında imar kirliliğine neden olma suçu yönünden beraat kararı verildiği ve kararın 18.10.2018 tarihinde kesinleştiği, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan düzenlenen iddianameye konu aykırılıkların aynı olduğu dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Aynı eylemlere ilişkin olarak sanık hakkında daha önce açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunduğundan, CMK’nın 223/7. maddesi gereğince 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.