12. Ceza Dairesi 2022/2817 E. 2024/5477 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2022/2817 Esas 2024/5477 Karar 17.10.2024
12. Ceza Dairesi 2022/2817 E., 2024/5477 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/105 E. 2022/272 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarih, 2013/303 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Dairemizin 15.12.2021 tarih, 2018/1048 Esas, 2021/8907 Karar sayılı bozma ilamında; "CMK’nın 148/4. maddesindeki “Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. ” şeklindeki düzenleme karşısında, olay günü kolluğa, sanıklar tarafından Tepelik mevkiinde tarihi eser bulmak için kaçak kazı yapıldığı, kepçe ile 10 metre derinliğe inildiği, başka bir yöntemle 2 metre kadar daha inildiği, kepçenin ucu yetmediğinden tarihi eser bulunamadığı yönünde gelen ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerine gidilerek yapılan inceleme neticesinde 10 metre derinliğinde kazılmış çukur tespit edilmesine ilişkin dosya kapsamında, sanıkların olay yerinde yakalanmadıkları, kolluk aşamasında müdafii huzurunda olmaksızın verdikleri ifadelerini duruşma aşamasında doğrulamadıkları, duruşmadaki savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri anlaşılmakla; dosya kapsamında, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, kesin delil mevcut olmadığı anlaşılmakla; atılı suçtan sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkumiyetlerine dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarih, 2022/105 Esas, 2022/272 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 25.04.2022 tarih, 2022/61106 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanıklar her ne kadar kolluk ifadelerinde üzerlerine atılı suçu işlediklerini tevil suretiyle ikrar etmiş iseler de; kovuşturma aşamasında kolluk ifadelerini kabul etmedikleri, üzerilerine atılı suçu da işlemediklerini beyan ettikleri, sanıkların üzerilerine atılı suçu tüm aşamalarda inkar ettikleri de gözetilerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ceza muhakemesi hukukunun temel ilkelerinden birisi şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yapılan ceza yargılaması sonucunda fiilin sanık tarafından işlendiği % 100 belliliğe ulaşmadığı takdirde beraat kararı verilmesi gerektiği, yine bu ilkeye göre suçun gerçekten işlenip işlenmediği, işlenmiş ise gerçekleşme şekli yönündeki şüphe sanık lehine karar vermeyi gerektirdiği, ispat için sabit oluş arandığına görebunun dışında mahkumiyet kararı verilemeyeceği, sanığın savunmasının aksini ispat etmesinin de sanıktan beklenemeyeceği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin devreye gireceği, yapılan yargılama sonucunda sanıkların üzerilerine atılı kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçunu işlediklerine dair soyut iddia dışında üzerilerine atılı suçu işlediklerini gösteren bu suçtan cezalandırılmalarını gerektiren şüphe halini aşarak tam bir vicdani kanaat edinilmesini sağlayacak boyuta ulaşan delil elde edilemediği gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.