Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2016 tarihli 2015/866 E. 2016/894 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2020 havale tarihli ve 2016/269672 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine, oluşa uygun olmayan raporlara itibar edildiğine, ölenin kusurlu olduğuna, bilinçli taksirden hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğuna,
2.Mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasına,
3.Re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
B.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın olası kast ile hareket ettiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "Olay günü sanığın kullanımında bulunan 54 E 9126 plakalı ... ile 00.15 sıralarında seyir halindeyken ve dosyada mevcut görüntüleme, yapılan keşif sonucu elde edilen gözlemler ve bilirkişi raporu kapsamında geliş gidiş çift yönlü olan ancak çift şerit çizgisi bulunan sollama yasağı olan yolda hızını artırarak sağ şeritten sol şeride geçtiği, önünde bulunan ve tanık olarak dinlenen ...'ın kullandığı aracı solladığı sırada karşıdan karşıya geçmekte olan ve geçişini tamamlamak üzere bulunan maktul ...'e çarparak dosyada mevcut ölü muayene tutanağı kapsamında ... çarpmasına bağlı meydana gelen sol göğüs kafesi içerisinde oluşan iç kanama nedeni ile solunum ve dolaşım durması neticesinde ölümüne neden olduğu, olayın hemen akabinde sanığın aracıyla maktulü hastaneye götürdüğü ve olay yerinden ayrıldığı ancak yaralanın kurtarılmasının mümkün olmadığı, olayın hemen sonrasında tespit ve görüntüleme yapıldığı, akabinde kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında mahallinde 18/11/2015 tarihinde bilirkişi vasıtasıyla yapılan keşifte olaya ilişkin tüm tanıkların dinlendiği, bilirkişinin vermiş olduğu 02/12/2015 tarihli raporda 30 km hız ibaresi olan, yol işareti olmasına rağmen geliş ve gidiş olan çift çizgi ile sürekli birbirinden ayrılan yolda sanığın yol işaret ve trafik levhalarına aldırış etmeden yaya geçidinden geçiş yapmakta olan insanlar olabileceğini öngörmeden tehlikeli bir şekilde ve hız sınırının üstünde yol alarak sollama yapmak suretiyle yol dışında bankent üzerinde yolun karşısına geçen yayaya çarpmak suretiyle asli kusurlu olduğunun belirtildiği, itiraz üzerine dosyanın bütün halinde İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmek suretiyle rapor alındığı, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 08/02/2016 tarihli raporunda; sanığın sevk ve idaresindeki vasıta ile seyrini sürdürerek sollamanın yasak olmasına rağmen yaya geçidi yaklaşımında aynı yönde seyreden başka bir vasıtayı geçmek adına kontrolsüzce yaptığı sollama ile yaya geçidini takiben karşı tarafa geçiş yapmakta olan yayaya çarpmak suretiyle meydana gelen olayda sanığın asli kusurlu olduğunun belirtildiği, olayın oluş şekli, keşif sonucu yapılan gözlemler , dosyada mevcut görüntü kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın sollama yasağı bulunmasına rağmen ve hız sınırlarını aşar şekilde sollama yaptığı sırada karşıdan karşıya geçen ve geçişini tamamlayan mütevefaya çarptığı ve ölümüne sebep olduğu 30 km hız sınırına ilişkin levha ile yaya geçidi işaretinin ve çizgilerinin açıkça olayın bulunduğu yerde mevcut olduğu, sanığın yolu bilen bir kişi olup sık sık o yolu kullandığı, yaya geçidi levhası ve gece vakti mevcut karanlığı bu anlamda sanığın bu şekilde seyir ve ... kullanmasına, kusur durumuna etki edemeyeceği, yaya geçidi bölgesinde, sollama yapılması yasak olan yerde sanığın anlatılan davranışlarla neticeyi istememesine rağmen öngörülebilir neticeyi göz önüne almayarak bilinçli taksirle asli kusurlu olarak mütevefanın ölümüne sebep verdiği ve böylece üzerine atılı TCK'nın 85/1 inci maddesi kapsamında taksirle ölüme sebep olma suçunu işlediği sabit görülmekle sanığın cezalandırılmasına, kusur durumuna göre alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayinine, sanığa verilen cezanın TCK'nın 22/3 üncü maddesi kapsamında bilinçli taksir mevcut olduğundan ayrıca artırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindedir.
2....'in trafik kazası sırasında ... çarpmasına bağlı meydana gelen sol göğüs kafesi içerisinde oluşan travmaya bağlı iç kanama neticesinde solunum ve dolaşım durması neticesinde öldüğü tespit edilmiştir.
3.Kaza tespit tutanağında; meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu, iki yönlü caddede sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile iki yönlü trafiğin seyrettiği devamlı kesintisiz çift şerit çizgisi ile bölünmüş caddeyi takiben seyrederken sollama yasağı bulunan sürekli çizgilerin bulunduğu Çarkderesi üzerinde bulunan köprüye giriş yaptığında önünden aynı istikamete giden başka bir aracı sollamak için şerit çizgilerini dikkate almayıp sol şeride geçtiği sırada kaza mahalli yer olan köprünün bitiminde bulunan Çark mesire nikah sarayı önündeki yaya geçidi üzerinde aracının sol ön köşe kısımları ile gidiş istikametine göre yolun sağından yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'e sol şeritte yaya geçidi üzerinde çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, sürücü ve kazaya tanık olan başka bir şahsın polis merkezinde verdikleri ifadeler doğrultusunda anlaşıldığı, kaza sonrası taraflar kaza mahallinde görülemediğinden kusur değerlendirmesi yapılamadığı belirtilmiştir.
4.Mahallinde keşif sonucu düzenlenen 02.12.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda; ... sürücüsü sanık ...'nun Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101 ve 104 maddeleri uyarınca asli kusurlu, vefat eden ...'in ise yaya geçidinden normal şekilde geçiş yaptığı ve geçişini tamamladığından kusur ve kabahatinin olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
5.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08/02/2016 tarihli raporda kusur dağılımı;
"a) Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki vasıta ile seyrini sürdürerek olay mahalline geldiğinde sollamanın yasak olmasına rağmen yaya geçidi yaklaşımında önünde aynı yönde seyreden başka bir vasıtayı geçmek adına karşı yön şeridine kontrolsüzce geçmiş bu tavrı ile seyri yönüne göre sağ taraftan yaya geçidini takiben karşı tarafa geçiş yapmakta olan yayaya, yaya geçidi üzerinde çarpmış olup dikkatsiz, kontrolsüz ve kurallara aykırı seyri ile olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olmakla asli derecede tamamen kusurludur.
b) Müteveffa yaya karşıdan karşıya geçişini nizami kurallar dahilinde yaya geçidini takiben yapmakta iken sol taraftan gelen ve önündeki vasıtayı geçmek üzere ani ve kontrolsüzce sol şeride giren sanık sürücü idaresindeki vasıtaya karşı olay şartları itibariyle koruma tedbiri alabilmesi mümkün görülmeyip üzerine yönelen vasıtanın sadmesine maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru yoktur." şeklindedir.
6.Sanığın savunması "Ben o gün babama ait olan aracı alıp 12:30 sıralarında iş çıkışında kardeşimi almaya gidecektim. Çark caddesi Serdivan istikametinde seyir halinde gidiyordum. Çark Deresine yaklaştığımda önümde bir ... seyir ediyordu. Köprüyü geçtikten sonra aracı sollamaya geçtim ve sinyal verdim. Geçmeye çalıştığımda bir anda sollamaya çalıştığım aracın önünden bir yaya yolun ortasına çıktı. Çok karanlıktı tam olarak seçemedim, vurmamak için direksiyonu önce sol tarafa hamle yaptım, bu sefer şahıs sol tarafa hamle yaptı, bu sefer vurmamak için sağ tarafa hamle yaptım, bu sefer de sağ tarafa atladı. Bunun üzerine ben direksiyonu tam olarak sağ tarafa kırdım, sol fardan vefat edene vurduğumu gördüm. Ne olduğunu anlayamadım, bir kaç saniye içinde herşey gerçekleşti. 20-25 metre ileriden U dönüşü yaparak kaza mahalline geldim. İndiğimde önce yayayı göremedim, çok karanlıktı. Sonra kaldırımın üstünde yattığını gördüm. Kardeşim ve arkadaşları koşarak geldiler olay yerinden 20-25 metre ileride beni bekliyorlardı. Vefat eden kaldırımda yatıyordu, yavaşça kaldırıp arka koltuğa yatırdım. En yakın Altınova Hastanesine götürdüm. Ben olay sebebiyle çok üzgünüm, bu olay sebebiyle psikolojik tedavi görmekteyim, ben huzurunuzda ölenin anne ve babasından af diliyorum, üzüntülerini paylaşıyorum, dedi." şeklindedir.
7.Ölenin anne ve babası olan ... ile ... sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine, oluşa uygun olmayan raporlara itibar edildiğine, ölenin kusurlu olduğuna, bilinçli taksirden hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğuna, Dosya içeriğine göre, gece vakti, yaya geçidi işaret levhasının bulunduğu meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile kesintisiz çift çizgi ile bölünmüş iki yönlü caddede seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, yaya geçidi yaklaşımında ve geçmenin yasak olduğu yerde, önünde aynı yönde seyreden başka bir aracı geçmek üzere kontrolsüzce karşı yön şeridine geçtiği sırada, seyir yönüne göre sağ taraftan yaya geçidini takiben sol tarafa geçmek üzere yola giren yayaya aracının sol ön kısmıyla sol şeritte orta eksen çizgisi yakınında çarptığı olayda, oluş ve dosya kapsamına uygun İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporundaki sanığın sollamanın yasak olmasına rağmen yaya geçidi yaklaşımında önünde aynı yönde seyreden başka bir vasıtayı geçmek adına karşı yön şeridine kontrolsüzce geçmesi, bu tavrı ile seyri yönüne göre sağ taraftan yaya geçidini takiben karşı tarafa geçiş yapmakta olan yayaya, yaya geçidi üzerinde çarpmasında kontrolsüz ve kurallara aykırı seyri ile asli derecede tamamen kusurlu olduğuna dair tespit doğrultusunda sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, sanığın geçmenin yasak olduğu yerde, önünde aynı yönde seyreden başka bir aracı geçmek üzere kontrolsüzce karşı yön şeridine geçtiği sırada meydana gelen olayda bilinçli taksir koşulları oluştuğu anlaşıldığından sanık müdafinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak ve bilinçli taksirden hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebep olan sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması oluş ve dosya kapsamına uygun görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Re'sen gözetilecek hususlara ilişkin; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2016 tarihli 2015/866 E. 2016/894 K. sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.