12. Ceza Dairesi 2017/3108 E. 2017/7597 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2017/3108 E. 2017/7597 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2017/3108 Esas 2017/7597 Karar 17.10.2017
12. Ceza Dairesi 2017/3108 E.,  2017/7597 K.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasıyla 765 sayılı (mülga) TCK'nın 455/1-son, 2918 sayılı yasanın 119/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, 26/03/2010 tarihli karar ile sanığın, 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu'nun 455/1-son, 59/2 ve 2918 sayılı yasanın 119/2. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 45,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, itiraz edilmemesi üzerine 20/07/2010 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın, 13/09/2011 tarihinde "kasten yaralama" suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Fethiye 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19/11/2013 tarihli ilamı ile 3,000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan mahkumiyet hükmündeki cezanın doğrudan hükmolunan adli para cezası olması nedeniyle karar tarihi olan 19/11/2013 tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 13/09/2011 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu'nun 455. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran aynı kanunun 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, suç tarihi olan 17/06/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün sair yönleri incelenmeksizin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın