12. Ceza Dairesi 2017/2010 E. 2017/6359 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2017/2010 E. 2017/6359 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2017/2010 Esas 2017/6359 Karar 14.09.2017
12. Ceza Dairesi 2017/2010 E.,  2017/6359 K.

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/2, 62/1, 63, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
mağdurlar ..., ... ve ... vekili
Katılanlar ... ve ... vekili, Katılanlar ... ve ... vekili

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve mağdurlar ..., ... ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekili ve katılanlar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin, sanığın kazayı önlemek için elinden geleni yaptığına, sanığın aracı düşük hızla kullandığına ve fren tedbirine başvurmasına rağmen kazanın oluşumunu engelleyemediğine, sanığın kendisinin de yaralandığına, tayin edilen cezaya, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna; katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve mağdurlar ..., ... ve ... vekilinin, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına, meydana gelen netice itibariyle sanığa verilen cezanın yeterli olmadığına, her bir müvekkil için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücreti verilmesinin usule aykırı olduğuna, verilen kararın hakkaniyete ve yasaya aykırı olduğuna; katılanlar ... ve ... vekilinin, somut neden içermeyen ancak verilen karara ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının; katılanlar ... ve ... vekilinin, olayın tamamen sanığı kusurundan kaynaklandığına, sanık hakkında takdiri indirim yapılmasının ve verilen kararın yerinde olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde Eskişehir'e gezi amacıyla gitmekte olan ... Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin bulunduğu sanığın idaresindeki otobüsün, sanığın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu virajı alamayarak gidiş istikametine göre yolun solunda bulunan uçurumdan aşağıya düştüğü ve otobüste yolcu olarak bulunan 9 kişinin ölümü ve 23 kişinin de yaralanması ile neticelenen somut olayda; asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılan sanık hakkında eylemine uyan TCK'nın 85/2 maddesinde yazılı alt ve üst sınırlar dikkate alındığında mahkemenin yazılı şekilde hüküm tesisinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, tanık beyanlarına göre kaza yerine gelmeden 12 metre önce kendisine hitap eden tehlikeli viraj yön levhası ve 30 km hız sınırı olmasına rağmen, sanığın hızının fazla olduğu, asfalt kaplama, düşeyde eğimli, yatayda tehlikeli virajlı yolda hızını daha fazla arttırarak hatalı sollama yaptığı ayrıca standartlara aykırı olarak şoförle birlikte 28 yolcu taşıma kapasiteli otobüste, 33 yolcu taşındığı anlaşılmakla, olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun ve sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın