12. Ceza Dairesi 2016/2381 E. 2017/6743 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2016/2381 Esas 2017/6743 Karar 27.09.2017
12. Ceza Dairesi 2016/2381 E., 2017/6743 K.
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Katılanlar ...,... ve... adına vekilleri tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.09.2011 tarihli iddianamede; sanık ...'un, katılan mağdur ...'a ait cinsel içerikli görüntüleri hukuka aykırı olarak ifşa ettiğinin iddia edildiği ve özel hayatın gizliliği hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklardan olması nedeniyle şikayet ve davaya katılma hakkının katılan mağdur ...'a ait olduğu gözetilmeksizin, aynı davada şantaj, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının mağduru olarak yer alan ve soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı doğrudan zarar görmedikleri anlaşılan katılan mağdur ...'ın annesi ..., babası ... ve ağabeyi ...'un, hatalı olarak özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan davayı da kapsayacak şekilde katılmalarına karar verilmiş olmasının hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, katılanlar ..., ... ve...adına vekilleri tarafından yapılan temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, B) Sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- TCK'nın 134. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerinin ifşası halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş, aynı madde ve fıkranın 2. cümlesinde, fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiş iken, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 81. maddesi ile TCK'nın 134/2. madde ve fıkrasında yapılan değişiklikle, temel ceza miktarı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş ve ifşanın basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi halinde de aynı cezaya hükmolunacağının belirtilmiş olması karşısında, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası gereğince, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmeden, temel cezanın asgari hadden hükmolunduğu açıklandıktan sonra, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan düzenleme nazara alınmaksızın, sanık hakkında TCK'nın 134/2. madde ve fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de: a) Bozma kararına konu ilk hükümdeki ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulan sanık hakkında sonuç ceza belirlenirken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, b) Bozma kararı öncesi verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı hükmedilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 1 yıl hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 1 yıl hapis cezası olarak tayin edilmesi, c) Özel hayatının gizliliği ihlal edilen katılan ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hatalı olarak özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan davayı da kapsayacak şekilde katılmalarına karar verilmiş olan diğer katılanlar lehine de ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen 1.500,00 TL yerine 1.320,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi, kanuna aykırı, d) Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.