Taksirle öldürme suçundan sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından; sanık ...'nın mahkumiyetine ilişkin hüküm ise sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'in olay nedeniyle bir yaralanması bulunmadığı, dosyada sanık ...'in sanık ... hakkında açılan kamu davasına katılmasına karar verilmediği gibi katılma hakkının da bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK' un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede: Olay günü saat 02:50 sıralarında sanık ...'nın idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile meskun mahalde 13.8 metre genişliğinde, tek yönlü, bölünmüş, asfalt kaplı yolda, gece vakti D-100 karayolunu takiben İstanbul istikametinden Kocaeli istikametine doğru seyir halindeyken Kirazyalı Köprüsü üzerine geldiğinde, aracın sağ ön kısımları ile, köprü üzerinde 1.4 metre genişliğindeki emniyet şeridi üzerinde sağa çekip durmuş bulunan ve arızasının giderilmesini müteakip harekete geçen sanık ...'in idaresindeki yolcu otobüsüne sol arka kısımlarına çarptığı, çarpma ile hareket eden otobüsün ön tarafında park halinde bulunan ...'e ait otomobile çarpıp sonrasında bariyerleri aşıp yan yola düşmesi sonucu 2 kişinin öldüğü, şikayetçi olan 10 kişinin nitelikli şekilde yaralandığı ve 21 kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda, temel cezanın belirlenirken TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; sanık ...'nın asli; sanık ...'in ise tali kusurlu olarak kabul edilmesi karşısında; sanıkların meydana getirdiği zararın ağırlığı gözetilerek, kusurları oranında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılıp, hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek eksik ceza tayini, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.