12. Ceza Dairesi 2013/8856 E. 2013/27589 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2013/8856 Esas 2013/27589 Karar 02.12.2013
12. Ceza Dairesi 2013/8856 E., 2013/27589 K.
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme, Tehdit Hüküm : 1- Tehdit suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2. cümle, 62, 53/1-2-3, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet. 2- Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62, 50, 52/4, 58, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Özel hayatın gizliliğini ihlal etme ve tehdit suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ile katılanın olay tarihinden önce duygusal boyutta arkadaşlığının olduğu, katılanın bu dönemde çekilmiş müstehcen fotoğrafları elinde bulunan sanığın, katılanın başkası ile nişanlanması üzerine duyduğu kızgınlıkla, katılanın nişanlısı olan ve tanık olarak dinlenilen ...'ın aracının sileceklerine, adli emanette kayıtlı bulunan peçete ve kartona yazdığı “Nişanlının evli bir erkekle 9 yıllık ilişkisi var, beni ara” şeklinde not bırakması üzerine, katılanın nişanlısının bırakılan telefon numarasını aradığı, sanığın katılanla olan ilişkilerini, karı koca gibi yaşadıklarını tanığa anlattığı, tanığın sanığın dükkanına konuşmak için gittiğinde de, katılanla arkadaşlık yaptıkları dönemde elde ettiği katılanın bikini ile çekilmiş görüntülerini tanığa göstererek, katılanın çıplaklık gibi fiziksel mahremiyetini içeren görüntülerini ifşa ettiği, ayrıca katılanla nişanlı olduğunu bildiği tanığa, katılanı kastederek “onun peşini bırakmayacağım, tayin olduğu yere de gideceğim, okulunu bitirtmeyeceğim” demek suretiyle tehditte bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın sübuta ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, 2- Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan kurulan hükümde, sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının adli para cezasına hükmedilen durumda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile hak yoksunluğuna hükmedilmesi, 3- Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan kurulan hükümle ilgili olarak, 5237 Sayılı TCK'nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının öngörüldüğü, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenlemenin bulunmadığı, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan adli para cezasının infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, 5237 Sayılı TCK'nın 58, 5275 Sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği halde, adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında yazılı şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, 4- Sanığın Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2007 tarih ve 2006/305 esas, 2007/140 sayılı kararı ile, cezasının ertelenmesi nedeniyle TCK'nın 51/3. maddesi ile belirlenen 2 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verildiği halde, bu konuda gereği için mahkemesine bildirimde bulunulmamış olması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, (2) numaralı bendinde yer alan üçüncü paragrafındaki “beher günü” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK'nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin ilave edilmesi; yine aynı bentte yer alan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ve hak yoksunluklarına hükmedilmediği dördüncü ve yedinci paragraflarının hükümden çıkarılması ile hüküm fıkrasına “6- Sanığın Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2007 tarih ve 2006/305 esas, 2007/140 sayılı kararı ile, cezasının ertelenmesi nedeniyle TCK'nın 51/3. maddesi ile belirlenen 2 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden gereğinin takdir ve ifası için mahkemesine bildirimde bulunulmasına,” şeklinde bir bend eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.