12. Ceza Dairesi 2013/673 E. 2013/29328 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2013/673 E. 2013/29328 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2013/673 Esas 2013/29328 Karar 16.12.2013
12. Ceza Dairesi 2013/673 E.,  2013/29328 K.

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 179/2, 62, 50/3, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen geçici 2. madde hükmü gereğince, 28.02.2012 tarihli hükümle sanığa tayin olunan 500 TL adli para cezasının, hapis cezasından çevrilmiş olması karşısında, miktarına bakılmaksızın karar temyiz edilebilir nitelikte olduğu halde, mahkemece, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, “temyiz ve itiraz yolu kapalı ve kesin olmak üzere, alenen verilen karar, okundu, açıklandı” şeklinde hatalı bildirimde bulunulmuş ise de, kararın, “7 gün içinde mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunulup tutanağa geçirilmek suretiyle Yargıtay nezdinde temyiz edilebileceği” ihtarını içeren tebligatı bizzat tebellüğ eden sanığın, hükmü temyiz etmediği de nazara alındığında, hatalı bildirimin yol açtığı bir hak kaybı bulunmadığından, bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, üst Cumhuriyet savcısının yasa yolunun hatalı gösterilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Mahkemece, 19.09.2011 tarihli ilk oturumda sanığın sorgusu yapıldıktan sonra, 03.02.2012 tarihli ikinci oturumda, duruşma gününün 13.07.2012 günü saat 11:45'e bırakıldığı belirtildiği halde, sanığa önceden bildirimde bunulmaksızın, “Görülen lüzüm üzerine” şeklindeki yasal olmayan ibareye dayalı olarak, re'sen 28.02.2012 tarihli üçüncü oturumun açılmasına karar verilip, tayin olunan duruşma günü ve saatinden önce yargılamaya devamla, sanığın yokluğunda mahkumiyet hükmü kurularak, Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan savunma ile adil yargılanma hakkına ve CMK'nın 193/1. maddesindeki, “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz...” hükmüne aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın