12. Ceza Dairesi 2012/4357 E. 2012/28699 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/4357 E. 2012/28699 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/4357 Esas 2012/28699 Karar 27.12.2012
12. Ceza Dairesi 2012/4357 E.,  2012/28699 K.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 50/1-a, 4, 52/2-4, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılanlar vekilinin mağdur ... adına yapmış olduğu temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ölenin babası olan ...'in kovuşturma aşamasında talimatla alınan beyanında, sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, daha sonra vekili aracılığıyla davaya katılma talebinde bulunması üzerine mahkemece katılma talebinin reddine karar verildiği, mağdur ...'in katılma istemi rededilen sıfatıyla temyize hak ve yetkisi bulunduğu, ancak katılma isteminin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, diğer temyiz edenlerin temyizine hasren yapılan incelemede,
2- Sanık müdafiinin ve katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Ölenin kardeşi olan mağdur ...'in soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığını beyan ettiği görülmüş ise de, kovuşturma aşamasında yalnızca tanık sıfatı ile dinlenilip şikayetçi olup olmadığına dair herhangi bir beyanının alınmadığı, 11.02.2009 tarihli celsede vekili aracılığıyla katılma talebinde bulunduğu, mahkemece, daha önce şikayetçi olmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile davaya katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de, mağdurun 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu, kardeşinin ölümü nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyduğundan mağdur ...'in 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, mağdur vekili olan Av. ...'ın da katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Elektronik ortamda alınan sanığa ait nüfus ve sabıka kaydının yetkili memur imzasını içermediği görülmüş ise de, temyiz aşamasında sanığın sabıka ve nüfus kaydının onaylı ve imzalanmış birer sureti UYAP'tan alınıp dosya içine konulduğundan tebliğnamedeki (2) numaralı bozma istemine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanık müdafinin bir nedene dayanmayan, katılan vekilinin de, kusura ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendisini vekaletnameli bir vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Kendisini vekaletnameli bir vekil ile temsil ettiren katılanlar ... ve ... yararına 575 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine” şeklinde ilave bir bent eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesine, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın