12. Ceza Dairesi 2012/31671 E. 2013/17972 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/31671 E. 2013/17972 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/31671 Esas 2013/17972 Karar 02.07.2013
12. Ceza Dairesi 2012/31671 E.,  2013/17972 K.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören “Maliye Bakanlığı” adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve yapılan talebe atfen şikayetçi kurumun katılan olarak kabulüne karar verildiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar başlığında “İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun” katılan olarak belirtilmesi, yine suç tarihinin “2006-2007 yılları arası” olduğu nazara alınmaksızın gerekçeli karar başlığında “2008” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın müellif mimar olarak sorumlu bulunduğu suça konu İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 05/06/1998 tarih ve 4840 sayılı kararı ile onaylanan “Rasimpaşa Koruma Amaçlı İmar Planında” kentsel sit alanı içerisinde yer alan ve aynı Kurulun 12/12/1996 tarih ve 4344 sayılı kararı ile 2. grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Rasimpaşa Mahallesi, 53 pafta, 198 ada, 17 parselde bulunan taşınmaza ilişkin röleve ve restitüsyon projelerinin Kurulun 16/12/1999 tarih ve 5455 sayılı, akabinde sunulan restorasyon projesinin ise aynı Kurulun 18/07/2001 tarihli, 6121 sayılı ve 22/09/2004 tarihli, 29 sayılı kararları ile onaylandığı, Kadıköy Belediye Başkanlığının 11/12/2006 tarihli yazıları ile mahallinde yapılan incelemede yapının onaylı projesine uygun olarak yapıldığının tespit edildiği belirtilerek iskana izin verilip verilmeyeceğine dair görüş sorulduğu, Kurul görevlileri tarafından düzenlenen bila tarihli rapor ile taşınmazın bodrum katında onaylı projedeki su deposu ve salon arasındaki duvarın kaldırılarak tek bir mekan olarak kullanıldığının, bina giriş merdiveni altındaki kısımın da aynı şekilde kullanıldığının, merdiven holü ile arka bahçeye çıkış koridoru arasında kot farkı oluşturulduğunun, sandık odasındaki kapının onaylı projede dışarı doğru iken mevcutta içeri doğru açıldığının, katlardaki ıslak mekanların tefrişlerinin onaylı projeden farklı şekilde yapıldığının, arka cephede doğramaların onaylı projeden farklı olduğunun, yine yangın merdiveni pencerelerinin küçültüldüğünün, cephede giriş kapısı, giriş merdiveni korkuluklarının, pencere korkuluklarının, ilave katların doğramalarının farklı yapıldığının, çatı pencerelerinin onaylı projede birbirinden bağımsız iken fiili durumda aynı düz bir yüzeyde birleştirildiğinin belirlendiği, İstanbul V Numaralı Bölge Kurulunun 21/03/2007 tarih ve 496 sayılı kararı ile restorasyonu yapılan yapının özgün niteliği ve korunmaya değer özelliği
kalmadığından tescil kaydının kaldırılmasına iskan hususunun belediyesince sonuçlandırılmasına karar verildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün tescil kaydının kaldırılma nedeninin açıklanmasına dair yazıları üzerine, aynı Kurulun 19/07/2007 tarih ve 695 sayılı kararı ile yapının yeniden tescil edilmesinin uygun olduğuna karar verildiği, Kurul görevlileri tarafından düzenlenen 19/02/2009 tarihli raporda projeye aykırılıkların giderilmediğinin belirlenmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmış olup,
Sanık tarafından onaylı projeler çerçevesinde başlanılan uygulamaların tamamlanarak iskan izni verilip verilmeyeceği hususunda görüş sorulduğu ve Kurul görevlilerince dava konusu taşınmazda bir kısım uygulamaların restorasyon projesine aykırı yapıldığının belirlendiği tarihte taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil kaydının devam ettiği, başka bir deyişle sanık tarafından henüz Kurulun 21/03/2007 tarih ve 496 sayılı kararı ile taşınmazın kültür varlığı olarak korunmasına ilişkin tescil kaydı kaldırılmadan evvel projeye aykırı uygulamaların gerçekleştirildiği, kaldı ki, aynı Kurulun 19/07/2007 tarih ve 695 sayılı kararı ile taşınmazın tescil kaydının devamına karar verildiği gibi söz konusu yapının kentsel sit alanında bulunma özelliğinin tüm aşamalarda mevcudiyetini koruduğu, bu itibarla mahkemece, dava konusu taşınmaza ilişkin onaylı röleve, restorasyon ve restitüsyon projeleri dosya kapsamına alınarak mimar, inşaat mühendisi, tarafsız arkeolog ve fen bilirkişilerin katılımı ile oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif icra edilerek, Kurulun 12/11/2008 tarih ve 1529 sayılı kararında onaylı restorasyon projelerine aykırı olarak yapıldığı belirtilen imalatların fiili zeminde mevcut olup olmadığı, söz konusu aykırılıkların taşınmazın özgün dokusunun ve mimari yapı elemanlarının bozulmasına, yok olmasına veya zarara uğramasına sebebiyet verip vermediği, her bir uygulamanın teknik özellikleri, yıpranma durumu, renkteki solmalar gibi etmenler nazara alınarak yapılma tarihi tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya dayalı yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın