12. Ceza Dairesi 2012/25295 E. 2013/23582 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/25295 E. 2013/23582 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/25295 Esas 2013/23582 Karar 28.10.2013
12. Ceza Dairesi 2012/25295 E.,  2013/23582 K.

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Sanık hakkında: Kasten yaralama, kişisel verilerin kaydedilmesi
Hüküm : Beraat

Kasten yaralama suçundan katılan sanığın; kasten yaralama ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Katılan sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin, sanık hakkında 14.06.2010 tarihli hükümle tesis edilen ve ancak gerekçesine yönelik olarak temyiz edilebilecek olan beraata ilişkin hükmü gerekçesine değinmeksizin temyiz ettiği ve beraat hükmünü temyiz etmesinde sanığın hukuki yararı da bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdfiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
B) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, resmi nikahlı eşi olan katılanın kolunu çimdiklemek suretiyle onu kasten yaraladığı iddiasına konu olayda,
Dosya kapsamında iddiayı doğrulayan tanık anlatımı ve doktor raporu mevcut olmadığı, savunmanın aksine, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
C) Sanık hakkında kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanığın, aralarında boşanma davasının devam ettiği ve fiilen ayrı yaşadıkları dönemde, dışarıda gördüğü eşi katılanın fotoğrafını rızası dışında çektiği iddasına konu olayda,
İncelenen dosyada, üzerinde günlük kıyafetleri ve bir elinde gazete bulunan katılanın, bir ağacın altında kamuya açık alanda durduğu sırada çekilen fotoğrafının, katılanın sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş özel hayatının gizliliğini ihlale yol açacak bir görüntü niteliğinde olmadığı gibi, gazete almak biçimindeki gündelik yaşantısına dahil olan hareketlerinin, onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemediği bir bilgi ve özel yaşam alanına ilişkin bir faaliyet de olmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı dosya kapsamıyla sabit olduğu ve sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafının, “Yapılan yargılama sonunda, katılan sanık ... ....a yüklenen kasten yaralama suçunun katılan sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince katılan sanığın beraatine; katılan sanık ... Erkan'ın kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu işlediği belirtilerek TCK'nın 135/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, katılan sanığın iddianamede açıklanan ve sübut bulan eyleminin TCK'nın 134/1-2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği; ancak, anılan suçun yasal unsurları somut olayda gerçekleşmemiş olup, yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince, katılan sanığın beraatine,” şeklinde düzeltilmesi ve hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın