12. Ceza Dairesi 2012/21733 E. 2013/21012 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2012/21733 Esas 2013/21012 Karar 23.09.2013
12. Ceza Dairesi 2012/21733 E., 2013/21012 K.
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, kişilerin huzur ve sükununu bozma Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Dosya kapsamına göre; katılanın, 20.08.2008 tarihinde, bilgisi ve rızası dışında, adına bir arkadaşlık sitesinde üyelik işlemleri yapılarak, elektronik posta adresi oluşturulan sitede, adı, soyadı, çalıştığı yer gibi kişisel bilgilerine yer verilip, oluşturulan profile, cep telefonu numarasının yazıldığı ve bu profil üzerinden elektronik ileti alan tanımadığı kişilerin kendisini telefonundan arayarak arkadaşlık isteğinde bulundukları iddiasını içeren şikayet dilekçesi üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında, katılanın şikayet dilekçesinde geçen elektronik posta adresine, ilki 26.08.2008 ve sonuncusu 04.09.2008 tarihinde olmak üzere, sanığın abonesi olduğu telefona bağlı iki farklı IP adresinden giriş yapıldığının belirlendiği olayda, kanıtlanması halinde sanığın eyleminin, bir bütün halinde, TCK'nın 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı; anılan maddede öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla, özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından ayrı ayrı beraat hükmü kurulması, 2- Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, TCK'nın 7/2 maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de: Aynı iş yerinde çalışmış olmalarından dolayı sanık ve katılanın birbirlerini tanımaları, öncesinde katılanın arkadaşı olan sanığın, katılanın kişisel bilgilerini ve aktif olarak kullanımında bulunan cep telefonu numarasını bilebilecek durumda olması, katılanın, sanığın nişanlısıyla iki yıl önce duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi içerisinde olması nedeniyle sanığın kendisine husumet duyduğuna dair beyanı karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için; katılanın beyanında geçen arkadaşlık sitesinden, söz konusu üyelik işlemlerinin hangi zaman aralığı içerisinde ve hangi IP numarası tarafından gerçekleştirildiğini gösteren kayıtların mevcut olup olmadığı sorularak, varsa temini, katılan ve sanığın ortak arkadaşı olduğu belirtilen ve tanık olarak ismi bildirilen kişinin beyanının alınması, ayrıca; katılan adına elektronik posta adresi hesabının oluşturulduğu sırada elektronik posta hizmeti veren şirkete beyan edilen kimlik bilgileri, elektronik posta adresi oluşturulurken kullanılan IP adresi ve bağlantı için kullanılan telefon numarası, elektronik posta adresinin aktive edilmesi için elektronik posta adresinin alındığı şirkete verilen diğer elektronik posta adresi ve bu adresin kullandığı IP adresleri ve bağlantı telefon numaraları, suça konu elektronik posta adresi ve bunun aktive edilmesi için şirkete bildirilen diğer elektronik posta adresi ile başka adreslere gönderilen iletilerin tespit edilmesi için dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin Türkiye İletişim Kurumu Başkanlığına gönderilerek, alınacak yazı cevabından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde, sanığın beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.