12. Ceza Dairesi 2012/19604 E. 2013/18679 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/19604 E. 2013/18679 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/19604 Esas 2013/18679 Karar 08.07.2013
12. Ceza Dairesi 2012/19604 E.,  2013/18679 K.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören “Kültür ve Turizm Bakanlığı” adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve yapılan talebe atfen şikayetçi kurumun katılan olarak kabulüne karar verildiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar başlığında “...”nün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; otel işletmecisi olan sanığın, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 13.03.1976 tarih ve 8994 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 15.03.1998 tarih ve 3771 sayılı kararı ile onaylanan Side Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planı'nda “mevcut hali ile korunacak alan” olarak belirtilen Antalya ili, Manavgat ilçesi, Side Beldesi, Selimiye Mahallesinde bulunan, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 208 parselde, deniz surlarının bitişiğinde, yaklaşık 3.00 m. x 3.00 m. ölçülerinde bir alanı, 0.20 m. derinliğinde kazarak tesviye etmek ve deniz kıyısındaki moloz taşları toplayarak duvar şeklinde bir set oluşturmak suretiyle arkeolojik dokuya zarar verdiği iddiasına konu olayda,
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05.01.1999 tarih ve 658 sayılı kararında; 1. derece arkeolojik sit alanının korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olarak tanımlanmasına, bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına, taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine karar verilmesine rağmen, mahkemece icra edilen keşfe dayalı olarak düzenlenen fen ve arkeolog bilirkişisi raporlarında, söz konusu alanda, halen 12x3 m. 0.20 m. derinlikli kumul üzerinde tesviye amaçlı düzeltme yapılarak masa ve sandalyeler konulduğu; ayrıca, taş ve moloz yığınlarının denizin kıyı tarafında yaklaşık 15 m. uzunluğunda bir set oluşturularak toplandığının belirtilmesi karşısında;
2863 sayılı Kanunun 65/d, 57/7-8-9 ve 3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddeleri nazara alındığında, koruma amaçlı imar planı onaylanmış olan sit alanlarında, taşınmaz kültür varlığının bulunduğu parseller dışındaki tüm inşai ve fiziki müdahalelerin, idarenin bünyesinde koruma, uygulama ve denetim bürosu mevcut ise belirtilen bürodan, aksi halde ilgili Koruma Bölge Kurulundan alınacak izin ile gerçekleştirilebileceği, anılan kurumlardan izin alınmaksızın yapılan esaslı veya basit onarım kapsamında bulunan inşai ve fiziki müdahalelerin 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi uyarınca cezalandırılacağı, dava konusu yere ilişkin olarak koruma amaçlı imar planı mevcut olmaması durumunda ise basit tamirat ve tadilatta bulunabilmek için yine idarenin bünyesinde koruma, uygulama ve denetim bürosu mevcut ise belirtilen bürodan, aksi halde ilgili Bölge Kurulundan izin alınması gerektiği ve izinsiz olarak yapılan uygulamaların 2863 sayılı kanunun 65/d maddesi ile yaptırım altına alındığı, esaslı onarım ve tamiratların ise mutlaka ilgili Bölge Kurulu izni ile gerçekleştirilebileceği ve izinsiz olarak yapılan müdahalelerin anılan Kanunun 65/b maddesi kapsamında müeyyide altına alındığı, bu itibarla öncelikle suça konu uygulamayı gerçekleştirebilmek için sözü edilen kurumlardan izin alınıp alınmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın esaslı inşai müdahale kapsamında bulunan eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/b ve 65/d maddelerinde düzenlenen suç tiplerinden hangisine temas ettiği belirlenerek hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
Kendi içerisinde çelişki oluşturacak biçimde, “suçun sanık tarafından işlendiğine dair hakkında mahkumiyet hükmü kurulmaya yeter derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği” şeklindeki gerekçeye dayalı olarak, sanık hakkında CMK'nın 223/2-b ve 223/2-e maddeleri gereğince beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın