12. Ceza Dairesi 2012/19045 E. 2012/21887 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2012/19045 Esas 2012/21887 Karar 16.10.2012
12. Ceza Dairesi 2012/19045 E., 2012/21887 K.
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı yasanın 67, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 366 TL adli para cezası
2863 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hazine vekilinin, suçtan doğrudan doğruya zarar gören Kültür Bakanlığı adına davaya katılma isteğinde bulunması ve bu kurumun davaya katılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... adına yapılan katılma talebinin kabulü ile hazinenin davaya katılmasına karar verilmesinin hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, Suç tarihinde alıcı jandarma görevlisi ile yapılan randevulaşma sonucunda, sanığın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen babası ...... ile birlikte, evlerinin arka tarafındaki arazi kısmında iki torba ile sivil jandarma ekibinin yanına gelerek 4.000 TL karşılığında tarihi eserleri verme konusunda anlaştıkları ve davaya konu 46 adet eserin teslimi sırasında jandarma ekiplerince yakalandıkları, ele geçirilen eserler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen tarafsız bilirkişi kurulu raporu ile bir adet 1. Ptolemiaos dönemi mısır sikkesinin, bir adet ... Sikkesinin, bir adet ... dönemi ... ucunun, bir adet ... dönemi bronz keskinin, bir adet ... dönemi kireç taşı figürin, üç adet biri bronz, ikisi demir, bronz olanı mahmuzlu, ortaçağ ok ucunun 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi müzelik değerde, taşınır kültür varlığı niteliğinde bulunduklarının, diğer eserlerin ise 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunmadıklarının, tasnif ve tescil dışı, müzelik değer arzetmeyen eşyalar olduklarının tespit edildiği anlaşılmakla, Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 14/08/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.