Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine, taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan katılan tarafından yapılan temyiz isteminin katılanın suçtan dolayı yaralandığı ve otomobilinin zarar gördüğü anlaşılmakla katılanın suçtan doğrudan zarar görmediğinden bahisle temyize hak ve yetkisi olmadığından red isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin olayda trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 2- Taksirle yaralama suçundan temyiz incelemesine gelince; Sanığın sevk ve idaresindeki oto ile sol şeritte seyrederken önündeki minibüsün sağından geçmeye çalıştığı, ancak viraj nedeniyle hakimiyetini kaybederek karşı yön bölümüne girdiği, önce katılan ...'nın aracına, arkasından katılan ...'in aracına arkasından müştekinin aracına çarptığı olayda bilinçli taksirin koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle tebliğnamede bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın cezanın fazla olduğuna, tayin edilen cezanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, katılanın cezanın az olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının paraya çevrilmesinde uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2 fıkrasının 3. paragrafında “51” ibaresinin çıkarılarak yerine “50/1-a ve 52/2” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.