12. Ceza Dairesi 2012/10793 E. 2013/3529 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/10793 E. 2013/3529 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2012/10793 Esas 2013/3529 Karar 18.02.2013
12. Ceza Dairesi 2012/10793 E.,  2013/3529 K.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1-3-7. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sürücü.....'ın idaresindeki hususi minibüsü ile gündüz vakti orta refüjle bölünmüş tek yönlü üç şeritli yolun sol şeridini takiben seyri sırasında sol tarafındaki kavşağa geldiğinde, sağ tarafındaki tali yoldan kontrolsüzce yola girip bölünmüş yolu doğrudan geçerek kavşaktan geçiş yapıp karşı taraftaki tali yola doğru seyrini sürdürmek isteyen sanık ... idaresindeki kereste yüklü kamyonun sol arka yan kısmına çarpması sonucu minibüste yolcu olarak bulunan katılanlar ... ve ...'ın nitelikli, şikayetçi olmayan mağdurlar ... .....u'nun ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı olayda, olayın oluş şekli, sanığın asli kusurlu oluşu ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak temel ceza tayininde asgari hadden ayrılınması gerektiğinin gözetilmeyerek sanığa alt sınırdan ceza verilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
21.11.1941 doğumlu olup suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 89/4. maddesi uyarınca tayin edilen kısa süreli 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu, TCK’nın 50. ve 51. maddelerinin her ikisinin de kişiselleştirme kurumu olması ve birbirlerine karşı öncelikleri bulunmamakla birlikte, mecburi olan hükümlerin, taktiri hükümlerden önce uygulanacağı, Kanunun 50/3. fıkrasındaki düzenleme uyarınca öncelikle 50/1. maddesinin uygulanmasının gerektiği nazara alınmaksızın hükmedilen 5 ay hapis cezasının TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesi,
Kabule göre de;
Hükmün hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenmesine ilişkin 4. paragrafındaki “Sanığın sosyal durumu dikkate alınarak TCK'nın 51/3. madde gereğince hiçbir yükümlülük altında olmadan 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına” ifadesinin yasal ibarelere uymaması ve karışıklık doğurabilecek nitelikte olması keza denetim süresi içinde sanığa rehberlik edecek uzman bir kişi görevlendirilip görevlendirilmeyeceği hususu ile ertelemeye dair TCK'nın 51. maddesinin 7. ve 8. fıkralarındaki ihtar ve açıklamalara hüküm fıkrasında yer verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın