11. Hukuk Dairesi 2018/2332 E. 2019/3861 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2018/2332 E. 2019/3861 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2018/2332 Esas 2019/3861 Karar 20.05.2019
11. Hukuk Dairesi 2018/2332 E.,  2019/3861 K.

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24/03/2015 tarih ve 2014/9-2015/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı TPMK vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının 2003/25120 numaralı “ikbal” markasının sahibi olduğunu, TPMK nezdinde de özel 00452 sayı ile tanınmış marka statüsünde korunduğunu, davalılardan ...’nün 22.02.2007 tarihinde yaptığı 2007/09015 başvuru numaralı “İkbal Gürpınar” ibareli markanın tescil talebine yaptıkları itiraz sonucu itirazın kabulü ile “ikbal” markası ile “İkbal Gürpınar” markasının benzer olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu tespit edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, davalının daha önce reddolunan “ikbal gürpınar” ibareli marka için 2008/40606 başvuru numarası ile 07.07.2008 tarihinde yeniden müracaatta bulunduğunu, ilan olunan başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın bu kez “ikbal” markası ile “İkbal Gürpınar” markasının benzer olmadığı ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK’nin 08.04.2010 tarih ve 2010-M-1388 sayılı kararının iptaline, markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davalının zaten tanınmış bir kişi olduğunu, adı ve soyadını marka olarak tescil ettirmek istemesinin en doğal hakkı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı markası ile davalı başvuru markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, davalının kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK'in 08.04.2010 tarih 2010-M-1388 sayılı kararının iptaline, davalı gerçek kişi markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının “İKBAL” ibareli markasının davalı başvuru tescili kapsamındaki hizmetler yönünden tanınmış marka olduğunun ispat edilmiş olmasına ve özellikle 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki tanınmışlıktan haksız yararlanmasının söz konusu olmasına göre davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı TPMK vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK alınmasına, 20/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın