11. Hukuk Dairesi 2014/2522 E. 2014/8430 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2014/2522 E. 2014/8430 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2014/2522 Esas 2014/8430 Karar 05.05.2014
11. Hukuk Dairesi 2014/2522 E.,  2014/8430 K.

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/12/2013 tarih ve 2013/178-2013/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin borsa aracılığıyla İMKB'de işlem gören hisselerini 353.936 TL bedele karşılık olmak üzere satın aldığını ve 35.393.600 adet pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 01.12.2009 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü genel kurul tutanağının 2. bendinde yer alan şirketin ...A.Ş'nin tüm aktif ve pasifi ile kül halinde devralınmasına ve davalı şirketin 31.03.2009 tarihli bilançosu ve birleşme ile ilgili olarak hazırlanan 02.11.2009 tarihli birleşme sözleşmesi ile 31.03.2009 tarihli birleşik bilanço hissedarlarının onayına sunulan ve kabulüne karar verilen kararlar ile azlık pay sahiplerinin bilançonun görüşülmesini erteleme taleplerinin reddi ve oya sunulmasının ...'nın 377. maddesine aykırı olduğunu, azlık pay sahiplerinin ilk erteletme taleplerinin genel kurulda oya sunulamayacağını, anılan madde uyarınca bilanço müzakerelerinin ertelenmesi halinde gündemin 2.maddesinin görülmesinin de ertelenmesi gerektiğini, söz konusu kararların ...'nın 291. ve 374. maddelerine de aykırı olduğunu, ...A.Ş pay sahiplerinin oylamaya katılmamaları gerektiğini, genel kurulda alınan kararların MK'nın 2. maddesine de aykırı olduğunu, olumlu oy kullanan pay sahiplerinin tamamen kendi menfaatlerini gözeterek şirket menfaatlerine aykırı olarak oy kullandıklarını, şirketin diğer pay sahiplerinin çıkarlarının gözetilmediğini, ayrıca ...’nın 372. ve 388. maddeleri uyarınca yasanın aradığı oranda toplantı nisabı bulunmadığını, genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunu ileri sürerek 01.12.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, ...'nın 377. maddesi uyarınca azlık pay sahiplerinin bilançonun görüşülmesinin erteleme talebinin reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ...’nın 377. maddesinin açılan davada uygulanamayacağını, davalı şirketin çıkarılmış sermayesinin 30.014.121 TL olduğunu, SPK 11/8. maddesi uyarınca bilançonun ertelenmesi talebinde bulunabilecek azlığın sermaye miktarının bunun yirmide biri olan 6.002.824,21 TL olduğunu, ...’nın 388. maddesindeki toplantı nisaplarının davada uygulanamayacağını zira, SPK'na tabi davalı şirket hakkında öncelikle bu mevzuatın uygulanması gerektiğini, SPK 11/7. maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/65 D.İş sayılı dosyası ile yapılan inceleme
sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, birleşmenin 3. kişilerin haklarına halel getirmeyeceğinin ve şirketlere yarar sağlayacağının belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 01/12/2009 günlü olağan üstü genel kurul toplantısı 2. gündem maddesinde, birleşme sözleşmesi ve birleşme bilançosunun davalı devir alan şirketin hissedarlarının onayına sunulduğu, davacının da içinde olduğu azınlık tarafından bilanço müzakerelerinin ertelenmesinin talep edildiği, genel kurul tarafından talebin reddedildiği, 6762 sayılı ...’nun 377.maddesi uyarınca ertelenmesi istenen bilançonun davalı şirketin yılsonu bilançosu olmadığı, birleşme bilançosu bulunduğu, birleşme bilançosunun özellikle paylar arası değişim oranının hesaplanmasında nazara alınması gerektiği, bilançonun ertelenmesi talebinin genel kurulca reddedilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 24,30 TL harcın temyiz edene iadesine, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın