11. Hukuk Dairesi 2012/9484 E. 2013/2425 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2012/9484 E. 2013/2425 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2012/9484 Esas 2013/2425 Karar 13.02.2013
11. Hukuk Dairesi 2012/9484 E.,  2013/2425 K.

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.09.2011 tarih ve 2010/493-2011/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Allianz Sigorta A.Ş.’ye kasko sigortalı olan, müvekkiline ait ... ... plakalı aracın, ....2008 tarihinde, Yunanistan’da meydana gelen kazada hasar gördüğünü, hasar bedelinin karşılanması için sigorta şirketine yapılan başvurunun “aracın ... dışı teminatının olmadığı” gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin, aracın ... dışı teminatının olmadığı hususunu bu şekilde öğrendiğini, davalı acentenin uzun yıllardır müşterisi olan müvekkilinin, ... dışında taşıma ve nakliye işi yaptığını, araçlarının sürekli ... dışına çalıştıklarını, aracı sigortalatmaktaki başlıca amacının ... dışı teminatı olduğunu, davalı acentenin, ....2008 tarihli yazılı beyanında sigortalı şirketin araçlarının tamamen ... dışına çalıştığını, yabancı ülkenin teminatının kontrolünün yapılamadığını ifade ederek poliçe düzenlemede kendi kusurlarının bulunduğunu kabul ettiğini, ileri sürerek, 8.000,00 TL maddi tazminatın, olay tarihi olan ....2008 tarihinden itibaren reeskont (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kasko Sigorta Genel Şartları’nın A.4-4.1.maddesinde Türkiye dışında meydana gelen hasarların, ek sözleşme ile teminat altına alınabileceğinin belirtildiği, kaza tarihini kapsayan kasko sigorta poliçesinin 02.07.2008 başlangıç tarihli olması ve kazanın ise bu poliçenin düzenlenmesinden yaklaşık ...-....5 ay sonra meydana gelmiş olması karşısında, ... dışı taşıma işini yaptığını belirten davacının, seyahat esnasında yanında bulundurması gerekli olan sigorta poliçesini, bu süre zarfına incelememiş ve “yabancı ülkeler” teminatı olmadığını fark etmemiş olmasının hayatın olağan akışına ve Türk Ticaret Kanunu’nun “tedbirli bir tacir gibi davranma” kuralına uygun bulunmadığı, ....2007 başlangıç, ....2008 bitiş tarihli poliçe de 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin karar gerekçesinde de belirtildiği şekilde 02.07.2008 başlangıç tarihli sigorta poliçesinin uzantısı şeklinde değerlendirilmediği, sigorta şirketine ....2008 tarihli yazıyı gönderen davalının eylemi, iyi niyet ve nezaket çerçevesinde bir eylem olarak kabul edildiği, davacının yabancı ülkeler teminatı konusunda
bilgilendirilmediği iddiasını yazılı olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile sigorta şirketi arasında düzenlenen kasko poliçesinin eksik hükümler taşıması nedeniyle sigorta sözleşmesine aracılık eden acente aleyhine açılan tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı acentenin söz konusu poliçe tanzimi nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içinde mevcut davacı ile dava dışı sigorta şirketi arasında düzenlenen önceki tarihli sigorta poliçesi incelendiğinde, davacıya ait araçların yurtdışı teminatlarının bulunduğu, buna karşın son düzenlenen ve dava konusu olan poliçede söz konusu teminata yer verilmediği, bu kapsamda davacıya ait aracın yurtdışında trafik kazası yapması nedeniyle dava dışı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaması üzerine davalı acente tarafından sigorta şirketine yazılan yazıda kusurun kendilerinde olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile karar yerinde, davalı tarafından yazılan mektubun iyiniyetli bir eylem olarak değerlendirildiği belirtilse de, söz konusu yazı içeriğinde davacıya ait araçların yurtdışı taşıması yaptığının ve bu durumun poliçeye eklenmesinin unutulduğu belirtilmiş olup, söz konusu açıklama davalının kusuru sonucunda yeni poliçe tanzimi sırasında araçların yurtdışında karşılaşacakları rizikoların teminat dışında kalmasına neden olduğu şeklinde yorumlanmalıdır. Öte yandan mahkemece, davacının yabancı ülkeler teminatı konusunda bilgilendirilmediği iddiasını kanıtlayamadığı görüşüne yer verilmişse de dosya içinde mevcut bilgilendirme formunun taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinden sonra tanzim edildiği anlaşılmakla davacının yurtdışı teminatları konusunda bilgi sahibi olduğundan söz etmek de mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacıya ait araçların daha önce tanzim edilen sigorta poliçesinde yurtdışı teminatına sahipken sonradan bu teminatın kaldırılmasının davalının kusuru ile meydana geldiğinin kabulü ile davacının mevcut poliçeyi yeterince incelememesinin kendisi yönünden müterafik kusur teşkil edip etmediği de değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın